Tersinden Okumak


Algılar değerler zaman zaman değişebilir bugünkü bati degerlerinin bazıları ufurme uygunsuz . Özellikle kadın hakları ortunme konusunda fikirleri bir tarafa ama bunun tersine işleri gizlice pis işleri götürmeleri samimiyetsizliklerini gösteriyor.

Diğer taraftan bunlarla bazı yönlerden celisen ıslami konuları anlamak için biraz tarihin yakından ya da ozamandaymis gibi incelenmesi ve aklın kullanılması lazım ta ki bugünle dunu aynıymış gibi degerlendirmeyelim. Mesela Peygamber efendimizi anlatırken hep olumlu taraftan düşünüyoruz bir de öbür taraftan bakalım. Mesela inanmayan biri bakar ki Kuranı Kerimde Allah bir insandan oğlunu kesmesini ister bunu haşa peygamber uydurmuştur der ama o zamanki insanlar buna itiraz etmemiş normal karşılamışlar yani Hz Muhammedin etkisi çok büyük insana evladını kesmesinin olağan birşey olduğunu söylüyor ve bunu kabul ettiriyor bir. İkincisi o zaman kız çocuklarının durumu çok kötüymüş şimd bile evlenme çağına gelen kızların babaları baba olmasam da ne yapacağız tarzında endişe etiklerini en azından erkek çocuk kadar rahat olmadıklarını hissediyorum. O zaman iş o kadar ileri gitmişki canlı canlı kız çocuklarından babaları kurtulmak için gömüyorlarmış. O zaman neden Hz Muhammed şunu yapmadı insanlar üzerinde etkisi çok büyük ne söylese inanıyorlar. Şöyle söyleseydi ya kız çocuklarını gömmek çok büyük günah artık onları gömmeyin ve çocuk yaşta evlenin ki öldürülmesinler. Pedofili kişi böyle söylese hem muradına erer hem de coukları kurtarmak için çalıştığından büyük prestij sağlardı. Birde o zamanki erkekler 10 tane kadar kadın ile aynı anda evlenbiliyorlar imiş ama Peygamberimiz 4 e indirmiş. Elinde bu şekil bir sürü fırsat varken kullanmamış ve kendi kendini çok fena sınırlamış bu kadar kurnaz olduğu düşünülen birinin bu şekil hareket etmesi mantıklı değil. Sen farzet ki şerefsiz ve puştsun karı için makam ve para için geberiyorsun böyle sözler mi söylersin yoksa düşün imkanın olsa kendine firsat olusturmak icin ne yapardın bunu en iyi sen akıl edersin samimi olarak biraz fikir yürüt bakalım. Kuran ayetlerine gavurlar baksa haşa insanın uydurduğunu düşünseler bile 1400 sene önce böyle şeyler söyleyebilen birini çok mükemmel dehşet düşünceleri olan bir insan olarak değerlendireceklerdir. Yani hem çok akıllı hem çok sahtekar hem zevki sefaya düşkün hem kendini sınırlayan hem ahlaklılık taslayan ama aslında öyle olmasada sürekli ahlaklıymış gibi yaşayan, parayı malı mevkiyi çok seven ama şaşaalı hayat yaşama imkanı olmasına rağmen yaşamayan garip bir kişilik yapısı tasavvuru oluşmuş oluyor, gavurlar ne düşündüklerinin farkında mı acaba? Konuştuğum pimpikir avrupalı ateistler çok yüzeyel fikirlere sahip kişiler. Hristiyanlık için düşünceleri üstün olabilir ama islamı iyi bile biri her türlü hoplatır onları.

Peygamber efendimizin Hz Aişe ile evlenmesinin Allah tarafından emredildiğine dair bir hadis ya da ayet yoktur. Örneğin Lut aleyhisselamın karısı inanmayanlara katılmış peygamber olan kocasının tarafına geçmemiştir. Eğer peygamber mutlaka Allahın emri ile evlenir diyen varsa bunun doğru olmadığını diğer peygamberler ile ailelerinden anlıyoruz eğer Allah tarafından seçilseydiler heralde peygamberin yolundan gitmeleri gerekirdi. Bu aciklamayi neden yapiyorum cunku klasik islami anlatim beni tatmin etmiyor Kurani Kerim okuyunca ve hayatini objektif olarak bakinca taslar yerine oturuyor. Diger taraftan bu yasta evlilik peygamberimizin ozel ilgi alani ya da bizden yapmamizi istedigi onemli islami bir kuralmis gibi kabul eden dinden uzak insanlarin da bu gereksiz varsayimlari, dini inkar etmek icin dayanak noktasi haline getirip kendilerini tatmin edip guvende hissediyorlar dini makul bir gerekceyle reddettikleri kanisins variyorlar. Ingiliz kralının 8 yaşındaki kiz cocugu evlenmek isteyip fransız kralının hızlı davranıp kendi oğluyla evlendirmesinden haberi var mıdır bazılarının. Şu an ıngiliz ve fransız krallarinin pedofili ya da sapık olduklarını idda eden neden yoktur. Yani kızların kaç yaşında evleneceği ile ilgili bugünkü ve geçmişteki yaklaşım tamamen tarihi ekonomik ve kultureldir dini bir emir yoktur.

Kuranı kerim den bakarsak evlilikle ilgili bir şart vardır orada yetimlerin sahip oldukları mal varlığını koruyacak kıvama geldikten sonra evlenmeleri gerektiği bildirilir. Yani Kuranda ya da hadiste çocukta yaşta evlilik hiç teşvik edilmemiş ovulmemis konu edilmemis ama evlenecek yetim hakkını koruyacak kapasiteye gelene kadar evlenmemesi söylenmiş. Bunun gibi bizde eğitim durumu vesaire nedeniyle evlilik yasini makul bir yasa çıkarabiliriz çünkü Cenabi Hak başka konuda böyle emretmistir. Yani Peygamberimizin o yaşta evliliği gerçek olsada olmasa da ıslami bir hükmü icermez. İslam böyle bir şeyle itham edilemez. Haşa Allahun emri gibi ya da haşa peygamberin sapkinliği(pedofili) gibi düşünen dinden çıkmak için bir kulp olarak kullanır kendini teselli eder halbuki gerçek budur.

Peygamberimizin bu evliliğinin kendi kararı ile olması muhtemeldir. Zamanin sartlarinda Peygamberimizin kac yasinda oldugu sonralardan yaklasik olarak tahmin edildigi biliniyorken o zaman bir deger verilmeyen kiz cocugunun yasinin dogru tespit edildigi ve o zamandan taa Peygamber efendimizin vefatindan sonra belki birkac yuzyil sonraya kadar yaziya aktarilana kadar aradaki aktaran oonlarca kisi ve nesil dogru aktardigini kabul edersek sunu soyleyebiliriz. O zaman zaten anlaşıldığı kadarıyla Hz Aişe çocuk yaşta başkasıyla nişanlanmış müslüman olduğu için karşı taraf nişanı bozmuş sonra Peygamberimizle evlenmiş. Burdan anlıyoruz ki o zamanın toplumu için ergenle evlenmek doğal karşılanıyormuş. Peygamber efendimiz onunla evlendiğinde bir nevi mülteci gibi yani canın kurtarmak için başka şehire gizlice 14 gün boyunca yürüyerek kaçmış zor durumda olan bir insan. O konumda bir insana yani otoritesi henüz oluşmamış, inancı yadırganan can derdindeki insana ideal kız verilmesi çok kolay olmaz . O zaman 2 kadınla evlenmiş biri yeni ergenliğe girmiş diğeri de 50 küsür yaşında yanlış hatırlamıyorsam yani ideal eşler değil yani o şartlarda en uygun olabilecek seçenek buymuş.. tabi o zaman yeni ergenliğe girmiş kızlarla evlenmek şimdiki gibi algılanmadığından en yakın arkadaşının kızıyla evlenmek muhtemelen o zaman ki en mümkün seçenekti. Zaten ilerki zamanlarda otoritesi tamamen kabul görmüş en itibarlı ve güçlü hale gelip adeta devlet başkanı olduktan sonra yaşı bu kadar ufak kızla evlenmemiştir hatta Hz Aise disinda bakire bir kadinla evlenmemistir. Bircok evliligi stratejik denebilecek turden baska kabilelerle akrabalik kurup nufuzunu arttirmaya yonelik oldugunu akla getiriyor. Yani o zamanki bilgilere gore de cok ufak yasta bakirelerle birlikte olma gibi bir sapkinlik yok. Bize de ergen kızlarla evlenmemiz hiç tavsiyesi de yoktur. Yani pedofili tanımına kesinlikle uymaz. Şu da ayrı bir konu tabi ki ergen kız ile büyük yaş aralığı olan kişinin evlenmesi ideal değil ama tamamen yasak edilmemiş çünkü adet gören kızın telarş pubrş menarş safhaları tamamlanmış doğurgan hale gelmiş oluğundan büsbütün zorlama değil . Bu durum başka bir insan tarafından ve başka bir şartlarda olsaydı o insan eleştirlebilirdi ama Hz Peygambere müslüman bu durumda saygısızlık olacağından elelştiri tabi ki yapmaz. Tecrit edilmiş toplumdan dışlanmış insan gruplarında bu tarz evliliğin yapılabileceğini caiz olacağını çıkarıyorum. Çünkü şimdi kız çocuklarının okula gitme bir sürü eğitim öğretim görme imkanları arken o zamnalarda 9 yaşındaki kız çocuğu ile 50 yaşındaki kadının eğitimleri günlük aktiviteleri aynı imiş. Çünkü kadının yapacağı iş alanı çok az ötneğin tuvalet bile yok kadın tek başına seyahate çıksa iş kadını olsa çok zengin değilse tuvaletini bile tek başına yapamazdı o çölde. Kısaca bu kadar anlatayım günümüz ile o zamanın farklarıı daha da arttırabiliriz. Gunumuzde evlenme yasini yukseltmek dini acidan zararlidir denemez ancak cok yukseltmek zararli olur. Cunku insanin egitim vs gibi ihtiyaclsri gibi cinsellik ve yakin olabilecek bir arkadas daha zaruri ve oncelikli oldugu kanaatindeyim.
Diğer bir konu da Hz peygamber bir kadını ayetin emri ile zenci bir kölesi evlendirmiş evlilikleri iyi gitmeyince boşanmışlar ve o kadınla Peygamber Efendimiz evlenmiş. Ayetlerden o zamanki insanların bundan şüphe duydukları dedikodu yaptıkları anlaşılıyor çünkü o zaman kölesini karısı ile evlenmek belki ensest tarzı bir durum olarak değerlendiriliyordu. Ayeti kerimede hatırladığım Peygamberimizden kişinin kölesinin oğul ya da baba, amca gibi olmadığı , kölenin boşandığı karısının, kölenin sahibiyle evlenmesinin sakıncalığı olmadığını bunun aksine olan kanaati yıkmak için en tepeden yani devlet başkanından halka ters olsa da toplumun kabullenmesi için bizzat istendiği görülüyor ve bunu yapmakta peygamberimizin çekindiği neticede o toplumda büyüdüğü için insanların tepkilerini tahmin ediyordu. Burdada tersinden düşünürsek toplumda belli bir itibara kavuşmuş kişi özellikle halk arasında itibarını sarsacak işlerden uzak durur. Yani işin açıkçası diyelim bir kadını arzuluyor böyle ulu orta ilan etmek yerine gizli gizli düdükler ya da başka bir yolunu bulur. keyfine bakmak varken neden böyle saçma dolambaçlı işlerle uğraşsın , zenci kölesiyle evlendirmez direk bir haşa ayet uydurur (sonuçta gavurun gözümnden ilk kanun koyucu olduğuna göre) zencinin kollarına bırakmaz.

Gelelim çok kadınla evlenme olayına. Az önce dediğim gibi o zaman bir erkek o zaman 10 kadınla evlenebiliyormuş ve bunu Peygmber efendimiz ayeti kerime ile 4 kadar olacağını bildirmiş. Yani bugün gibi erkekler 1 kadınla evleniyordu da 4 kadına çıkarmadı. İkinci bir konu birden fazla kadın yani dörde kadar kadın ile evlenebilmek doğamıza aykırı değil. Bir kadınla evlenmeyi öneren batı örneğin aslında metres kız arkadaş sevgili vs diye canının istediği kadar kadın ile birlikte oluyor bu tamamen yasal ve hiçbir yaptırımı cezası yok sadece çocuk olursa yükümlülük verir kullanıp bırktığı ya da devam ettiği kadınlar karşı hiçbir sorumluğu yok onun yerine resmi olarak birden fazla kadınla evlenmei yasak. Yani poligami batılılard var ama kadınların sorumluluğunu almak yok islamda ise en fazla aynı anda kadınlar kendileri de isterse yani zorla olmadan evlenebilir ve kadınların dördüne karşı da resmi olarak sorumludur. İnsanın doğası gereği bu böyledir. Kadınların libidosu testesteronu erkelerden farklıır 15 kat kadar bu da ayrıca açılması gereken ayrı bir konu. Özellikle maddi durum arrttıkça buna meyil olur kadında maddiyatı seviyorsa bunu kabul eder zaten zorla evlenmek suç. Fakirleşince de ne kadın buna razı olur ne de erkeğin bakmaya gücü yeter. İnsan doğasını davranışlarını bu şekil esnek tutmk akla daha uygun. Yani biz insanlar bunu belirleyemeyiz. Bir dişi arıyı 8 erkek arı döllerken yani çok kocalı hayvan cinsi diyebiiriz, 20 tavuğu tek bir horoz döller bir nevi kocalık yapar kimi hayvanlar da tek esli yasar. Yani biz begensek de begenmesek de hem kendimiz hem cevremiz icin en onemli kararlar alinmis hukmum verilmis ve yururluge girmis bu saatten sonra bu durumu ister sev ister nefret et degistiremezsin cunku senin kendinle alakali en hayati kararlari durumlari kendi verememissin gokten duser gibi belirli bir formda yani erkek kadin beyaz zenci kisa uzun az zeki cok zeki saglikli hasta vesaire olarak birileri sana sormadan senle ilgili kararlari almis coktan. Bundan sonra da o birileri gene sana sormadan seni baska formlara asamalara sokabilir gibi…

İnsanda bu türlerden bir tür ve kendine has genetiğine işlenmiş davranışları var. İslam insana kısaca mert ol gizli iş çevirme der.

Düşünce derinligi olmayan ve dış alemi yeterince inceleyememiş kişilik tipleri bunu doğayı iyi gözleyemediğinden anlayamaz ve itiraz eder. Örneğin vejeteryan düşünür ki bazıları en azından, ne kadar büyük zalimlik canlıları kesip öldürüp yiyoruz onların hayat hakkı yok mu onlara yazık değilmi. Görünüşte, teorik olarak haklılar ama gel gör ki et yemezssek vitamin ihtiyacımızı protein ihtiyacımızı yeterince bitkilerden karşılayamıyoruz ve neticede sağlıklı bir hayat süremiyoruz. Zaten biz insanlar da yaslanip bagisikligimiz zayiflayinca bizi gene baska bir bakteri ya da virus yani bir nevi hayvan yiyip olduruyor . Nedir o pseudomonas aeruginoza p. Jiroveci citomegalovoris vs gibi

Yani burda bizi yaratan bu şekilde tasarlamış beğenmesen de yapabilecek bişey yok . Görüldüğü gibi yaratan dilediği gibi yaratıyor ve biz gerçekte aciziz ve hayatta kalmak için bu sisteme uygun hareket etmeliyiz. Yani Allaha inanmayanlar kitabındaki kuralları garipseyenler için bu örnek çok önemli. Yaşayarak görüdüğümüz gibi kuralları koyan biz değiliz yapan eden biz değiliz garipsesek de teorik olarak uygun bulmasak da gerçek dünya budur. O yüzden kendini ateist olarak tanımlayan kişilere hayatı daha iyi gözlemlemelerini daha derin düşünmelerini ve kendi zevkine, fikrine uygun olmayan şeylerin var olabileceği bunun doğal olduğu ancak yaratanın hak sahibi olduğu kuralları koyduğu , itiraz etmenin anlamının olmadığı ortada bunu görmeleri gerek. Neticede galaksimizde 200 milyar yıldız, uzayda da 200 milyar galaksiyi var edene ufak fikirlerimizle karşı çıkmak akıllıca olmayacaktır. Başka şöyle örnek de vereyim biz anne karnında kendi idrarımızdan yaptığımız havuz içinde 9 ay balık gibi yaşıyoruz ayy olur mu öyle şey, çok piss diyebilirsin ama yaratan öyle takdir etmiş. Bir de 9 yaşında cinsel ilşki olur mu ayyy dersin ama yaratan 9 yaşında ergenliğe ulaştırıyor eğer erken olsaydı 18 yaşında ulaştırırdı yaratan yanlışmı yaptı diyelim. Şimdi senin kalkıp ayyy demen neyi değiştirir. Kuranı kerim de dünya ile ilgili hükümleri dünyadaki gerçeğe uygun çünkü yaratan kendi en iyi tarifini de kendi yapar . Bir mucitin icat ettiği aletin kullanma kılavuzunu hazırlaması gibi. Eğer kullanma kılavuzu ile alet çelişiyorsa mucit o değildir. Ama sen mucidi beğenmiyorsan kılavuzu da beğenmezsin ama yapacak bişey yok senin icadın değilki beğenmezen beğenme ya da daha iyisini sen yap. Iyyy ne biçim kılavuz demek neyi değiştirir. O yüzden kuranı kerimi okuyunca herşeyi anlamayabiliriz daha akıllı ve derin düşünüp anlamaya çalışmalı hemen inkar edip karı kız peşin düşmek yeine.

Kimisi der Allahı neden görmüyoruz farzı muhal bunda da tersinden bakalım. Yaratan kendini bizzat göstererek ispat edecek olsa mesela sen olsan nasıl olsun istersin. Mesela diyelim İstanbullulara bir güneş gibi görünse ne olur? Mesela bugün göründü ve herkes inandı yarın sabah kalkınca ya ne görmüştük kameraya aldınız mı derseler? ya da birşey gördük ama bir daha ortaya çıkmadı, tanrı dediler ama emin değilim. Ne istersin gün aşırı görünce mi inanmak stersin , hadi inanacan diye hergün göründü ya o ışık oyunu uzakta bir görüntü tanrı olduğunu ne bileyim, bir dokunsam ya da karşılıklı konuşsak ya dersen, hadi konuştun muhabbet iyi ama sen ona , dediklerin pek hoşuma gitmedi desen biraz yaksana sen ancak konuşmayı biliyon ne hükmün var dersen? Sonra seni suç işleyince hemen biraz yaktı. Sende fırsat buldukça suç işledin pazarlık yapmaya kalktın , bu sefer her daim götünde ateş gezmek durumunda kaldın ee ne oldu gene yandın yaratan biraz bekle öbür tarafta yakacam diyor zaten . ne bileyim arkadaş sen düşün ne olsa inanırsın. Cenabı Hak hikmet sahibidir, sana inanma iç güdüsü vermiş bir de inanman için alemde milyonlarca delil, kitaplar, peygamberler, ölüm, hastalık vermiş aynı zamanda inanmaman için de sana imkan tanımış. Sence hangisi daha mantıklı dünyada götünde sürekli ateşle dolaşacağına erteleyip dünyanın düzenini bozmuyor ve seni ahirette yakıyor. Ama daha acımadı ki diye kendini çok da teselli et.

Neyse Allah cc kalbimizi doğrultsun doğru yola iletsin. Bugünkü düşünce sistemimiz farkında değiliz ama batı kaynaklı insanı merkez kabul eden her şeyin insana göre olması gerektiğini zorunlu kılan aslında insanı Allaha karşı haşa kafa tutmaya davet eden sanal ve gerçekte karşılığ olmayan ve insanı cehenneme sürükleyecek bir sistem. Onun da örnekleri var ama işi daha uzatmayalım.