Kadın-Doğum


Normal Vajinal akıntı: İnce sulu materyalden ; kalın beyaz ve opak olana kadar değişiklik gösterebilir . Vajinal sekresyon miktarı azdan oldukça bola doğru değişir. Sekresyonlar menstruasyon öncesi ve sırasında serviksten salınır. Kokusuzdur ve bulgu vermez. -Koku, irritasyon, kaşıntı,yanma ,kanama, disüri, disparoni,hijyen sorgulanmalıdır.

Not: gebelerde hexetidin içerikli Vaginal Tablet uygundur, 1hf kullanılır, cinsl ilişkiye girilmez, vajina temiz , kuru tutulur. gebeliğin ilk 8. haftasından sonrasında kullan sen gene de. Aynı şekilde emzirmedede kullanılabilir. antibakteriel ve antifungal etkili. 30.hf itibaren ise daha etkili ilaçların kullanılmasında sakınca yoktur.

1-Bakteriel vajinozis: Vajinitin en sık nedenidir. En sık klinik vajinal akıntı ve kokudur. İnce, beyazımsı, gri akıntı olur. Genelde hasta için alışılmışın dışında akıntıda artış vardır. Akıntı yoksa ve koku yoksa bakteriel vajinozis olma ihtimali azalır. Koku varsa balık kokusuna benzer bir karakterdedir. Kızarıklık, çatlaklık pek kadinin Tdv: oral veya vajinal Metronidazol veya klindamisin krem %2 1×1, metronidazol jel 2×1 1 hf ya kadar kullanılır.

2-Süt kesiği gibi akıntı, şiddetli kaşıntı , koku yok, iserken yanma var: Candida enfeksiyonu düşündürür. Tdv: Bukonazol %2 krem 5 gr/gün , 3 gün boyunca kullanılır. Ya da tiokonazol merhem 1×1 kullanılır. İnatçı ya da opikal tedavi ile geçmeyen durumda oral tek doz 150 mg flukonazol önerilir. Geçmezse tekrarlanır. memede çatlak var mı bebeğin ağzında pamukçuk var mı ona da bakılmalı. Hasta semptomatik değilse tedavi gerekmez normal florada da candida türleri bulunur.

3-Gardnerella: sarı akıntı görülür.

4-Trikomanas: Vajinal eritem ve ödem ,kaşıntı, irritasyonve köpüklü sarı akıntı. Ted: Tek doz oral 2gr metronidazol yeterli. Geçmezse 7 gün içinde tekrar 2gr oral metronidazol kullanılır veya 1 hf 2×1 metronidazol hemen her zaman cinsel yolla bulaşır koca da tedavi edilmeli. Lactating women should withhold(sakınmak) breastfeeding during treatment and for 12-24 hours after the last dose of metronidazole. For women taking tinidazole, breastfeeding should be interrupted during treatment and for 3 days after the last dose. Sex partners of patients with T vaginalis infection should be treated, and intercourse should be avoided until both partners have been treated and are asymptomatic. Pregnant women with trichomoniasis may be treated with 2 g of metronidazole in a single dose.

Inflamauar vajinit: eiptel hucre dökülmesi ağrılı cinsel ilişki vulvar yanma purulan akıntı var kaşıntı yok. Klindamisin jel krem kullanilir.

Lohusada enf+anemi: sefuroksim aksetul 500mg+parol 50 2×1+gynoferro sanol kapsül 1×1

Gebelikle enfeksiyon : Traditionally, the only viral infections of concern during pregnancy were those caused by rubella virus, CMV, and herpes simplex virus (HSV). Other viruses now known to cause congenital infections include parvovirus B19 (B19V), varicella-zoster virus (VZV), West Nile virus, measles virus, enteroviruses, adenovirus, and human immunodeficiency virus (HIV). Also of importance is hepatitis E virus because of the high mortality rate associated with infection in pregnant women. . Rubella virüsü yani kızamıkçık :Kızamıkçık, özellikle gebeliğin ilk üç ayında hastalığa yakalanan annelerin çocukları için tehlikelidir. Rubella is one of the more teratogenic viruses. Congenital rubella syndrome (CRS) is characterized by intrauterine growth restriction, intracranial calcifications, microcephaly, cataracts, cardiac defects (most commonly patent ductus arteriosus or pulmonary arterial hypoplasia), neurologic disease (with a broad range of presentations, from behavior disorders to meningoencephalitis), osteitis, and hepatosplenomegaly. Su çiçeği gebelikte: VZV is a common virus that carries risks for both the mother and fetus during pregnancy. Morbidity and mortality rates associated with VZV infection are much higher in adults than in children. Primary varicella infection during pregnancy is considered a medical emergency. Pneumonitis due to VZV infection is 25 times more common in adults than in children; in the third trimester, the risk for life-threatening ventilatory compromise is significant, with a mortality rate of 14%. Prior to the development of antiretrovirals, pneumonitis in pregnant women carried a mortality rate of 45%. Other risk factors for the development of pneumonitis include smoking and a large lesion burden (>100 lesions).[11]Congenital varicella syndrome (CVS) results in spontaneous abortion, chorioretinitis, cataracts, limb atrophy, cerebral cortical atrophy, and/or neurological disability. Spontaneous abortion has been reported in 3%-8% of first-trimester VZV infections, and CVS has been reported in 12%.[12] Acquisition of infection by the mother in the perinatal period, specifically 5 days prior to delivery or 2 days afterward, poses a risk of severe neonatal varicella, which carries a mortality rate of 30%. Infection at this time prevents development of maternal antibodies that avert transplacental transfer of immunoglobulin G (IgG) antibodies, which confer passive immunity to the fetus.(medscape) Congenital varicella syndrome (CVS) carries a 30% mortality rate.[12] Acquisition of varicella infection by the mother in the immediate perinatal period, specifically 5 days prior to or 2 days following delivery, poses the greatest risk for severe neonatal varicella infection, as maternal antibodies have not yet developed to confer passive immunity to the fetus. Adult patients usually will have moderately severe systemic manifestations such as malaise, fatigue, and fever. Tachypnea and dyspnea may signal the onset of varicella pneumonia which, in turn, can be complicated by a superimposed bacterial infection. The presence of headache and photophobia suggests the possibility of encephalitis. Gebelikte IgM ve IgG pozitifliği: Eğer gebede AntiRubella  IgGve IgM antikorları negatif ise hasta efeksiyonu hiç geçirmemiştir ve aşı olmamıştır, kızamıkçık  teması halinde bebek için risk oluşturabilir. IgM genelde akut enfeksiyon tanısı için kullanılır ancak akut enfeksiyonu ekarte ettirmez. IgM 7. gün maksimum seviyeye çıkar. 2 ay kadar yüksek kalır. IgG ise 3 hf içinde 4 katına çıkar. Eski enfeksiynda ya da aşıda IgG +, IgM ise – beklenir. gebeliğin 2. ayından sonra ciddi konplikasyon beklenmez.

Gebelik Takip : Birinci İzlem Gebeliğin 14. haftasında veya ilk 14 hafta içerisinde, süresi 30 dakika olmalı. Hastalık öyküsü akrabada hastalık, GKÇ sorgulanmalı. Geçirilmiş veya tedavisi sürmekte olan enfeksiyon hastalıklar(Tüberküloz, Brucella, paraziter hastalıklar, vb) Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyon (CYBE) öyküsü. Toprak vb yeme. Psikiyatrik hastalıklar. Kan transfüzyonu ,Geçirilmiş jinekolojik operasyonlar,Diabetes mellitus, tekraralayan fetal anomaliler, çiftyumurta ikizi vb. Sürekli kullanmak zorunda olduğu ilaçlar(Antiepileptikler, insülin, antihipertansifler vb).Gebelik öncesi kullanılan aile planlaması yöntemi,Daha önceki canlı doğumlara ait yaşanan komplikasyonlar

Son Adet Tarihi (Son adetin ilk günü): Tahmini Doğum Tarihi = SAT -3 ay + 7 gün Gebenin boy ve kilosunu ölçünüz. Kan Basıncını ölçünüz ( Sistolik kan basıncının 140, diastolik kan basıncının 90 mmHg altında olması normal kabul edilir).Nabzını sayınız.Ciddi anemi bulgularını kontrol ediniz. El tırnakları, konjunktiva, ağız mukozasında solukluk, nefes almakta güçlük, 30’un üzerinde solunum sayısı

Tahliller: İdrar tahlili,hemogram,kan grubu,HBs Ag, kendim folik asit, B12 demir, demir bağlama,dvit,ca seviyesi, biyokimya bak -16. gebelik haftasından itibaren günde 40-60 mg/gün elementer demir preparatı desteğine başlayınız. -12.haftadan itibaren Dvit günde 9damla başlanmalı.Doğumdan sonraki 6. aya kadar devam edilmeli. Folik asit gebelikten 1 ay önce ve gebeliğin 12 hf na kadar günde 400mcg/gün verilmeli. Gynefero sanol 30 kapsül yazarsan içinde hem folik asit hem B12 hem de demir var. Profilaktik olarak gebelikten önce ya da lohusalıkta ne zaman görürsen yazabilirsin. Gebelikte lökositoz, ürik asit ,alt ast düşüklüğü, kreatininde düşüklük, hematokrit ve trombositte düşüklük muhtemelen dilüsyonel sebepli  fizyolojik değişiklikler. İk 4 ay demir eksikliği anemisi yoksa demir replasmanına gerek yok. 2. trimesterde 11 in altına düşerse demir desteği verilebilir. İlk trimester Hb seviyesi normal sınırlardayken 2. trimesterde 11 e fizyolojik olarak düşebilir. 3. trimesterde tekrar yükselir. ferritin seviyesinin 10 altına inmesi de demir eksiklğini gösterir. RBC artar. Doğuda çalışırken( muş bölgesinde ) kadınların biyokimya ve homogramına bakarken gebe olup olmadıklrını tahmin edebilirken batıda(bursa) hemogram biyokimyada gebelerde bu şekil bariz farklılık görmedim ayrıca demir eksikliği ve b12 eksikliği doğuda daha az batıda daha fazla . Tabi bu şahsi dar tecrübe sonucu gördüğüm fark. Rakım,beslenme yahut etnisite farkı nedeniyle de olabilir. Kan grupları oranları  da farklı .

Tetanoz bağışıklaması 12. haftadan itibaren yapılabilir ideali 24-28. hf talardır toplam 2 doz bir ay ara vrlerek yapılır. doğumdan önceki 2hf taya kadar 2. doz yaplır doğuma 2 hf ta kala gere yok.

İkinci İzlem : Gebeliğin 18-24. haftaları (tercihan 20-22. haftalar) arasında yapılmalı, süresi 20 dakika olmalıdır -İlk izlemin ardından herhangi bir değişiklik olup olmadığını sorgulayınız, İlk izlemden bu yana olan gebelik yakınmalarını sorgulayınız.Tehlike işaretleri var mı: Vajinal kanama, kasılma nöbeti, baş ağrısı ile beraber görmede bulanıklık, yüksek ateş, karın ağrısı, solunum güçlüğü veya sık solunum, yüz parmak ve bacaklarda şişme, fetus hareketlerinin hissedilmemesi, günlük aktivitelerin gerçekleştirilememesi, suların gelmesi. Demir alımı ile ilgili yakınması varsa sorgulayınız. Fizik Muayene: – Gebenin kilosunu ölçünüz. -Kan basıncını ölçünüz ve nabzını sayınız.

  • Ciddi anemi bulgularını kontrol ediniz .El tırnakları, konjunktiva, ağız mukozasında solukluk, nefes almakta güçlük, 30’un üzerinde solunum sayısı
  • Hastalığı gösteren diğer tehlike işaretlerini kontrol ediniz. Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş vb.
  • Göğüs ve kalp oskültasyonu yapınız. (Hekim Tarafından)
  • Uterus yüksekliğini ölçünüz ve kaydediniz. Uygunsuzluk durumunda (4cm fark varsa) sevk ediniz.
  • Yaygın ödem kontrolünü yapınız.Gebeliğin son aylarında ayaklarda hidrostatik basınca bağlı olarak ödem ortaya çıkabilir.

Vücudun üst kısmında (eller, göz kapakları) ödem gözlenmesi preeklampsinin ilk belirtisi olabilir.Diğer sistemik muayenelerini yapınız (varis, tromboflebit bulguları açısındsan muayene edilir.) -idrarda protein, hemogram,kan grubuna bakılmlmamış ise bakılmalı, 140/90 üzeri tansiyon ve AST ALT, kreatinin,trombosit düşklüğü,ürik asit artışı , baş ağrısı , nöbet, görme bozkluğu  varlığı kontrol edilmeli. Aannenin kan grubu Rh- ise babnınkine bakılmalı. Rh + ise coombs testi için 2. basamak değerlendirsin.

  • Sağlık kuruluşunda yapılamıyor ise bir üst basamağa yönlendiriniz. (Glukoz tarama testi)
  • Bu izlemde Temel Obstetrik Ultrasonografi önerilir. ( Fetus sayısı, fetal kalp atımı, fetal biometrik ölçümler, plasenta lokalizasyonu, amniyotik sıvı miktarı değerlendirilir.)
  • Gebeye Verilecek İlaç Desteği, Tedaviler ve Bağışıklama:Başlamış olduğunuz, günde 40-60 mg/gün demir preparatı desteğine devam ediniz. “Gebelere Demir Destek Programı” akış çizelgesini kullanarak destek veya tedavi dozuna karar veriniz. Intoleransı olana ferplex yazılabilir mideyi daha az tahriş edr.
  • . Gerekiyorsa tetanoz toksoidi ile aşılamanın 20. ve 24. haftalarda birinci ve ikinci dozunun yapılıp yapılmadığını kontrol ediniz. Tetanoz, gebe fetüsün hareketlerini hissettiği zaman ilk dozu bir ay sonra da ikinci dozu yapılır. 4 aydan önce ve 7. aydan sonra yapılmaz. 8 ay ce sonrasında erken doğum riski var?.
  • Sevk Edilecek Durumlar: –Hemoglobinin 7 gr/dl ve altında olması
    • Kanama ve lekelenme olması
    • Preeklampsi belirtileri, hipertansiyon ( 140/90mmHg üzerinde olması, başlangıç tansiyonunun sistolik 30 veya diastolik 15 mmHg’dan daha fazla yükselmesi) ve/veya proteinüri olması
    • Uterus yüksekliği değerlendirildiğinde beklenen haftayla uyumlu olmaması (büyük veya küçük)
    • Gebenin fetus hareketlerini hissetmemesi veya el doppleri ile fetal kalp seslerinin duyulmaması
    • Bir önceki izlemde bakteriüri tespit edilen gebenin tedaviye rağmen bakteriürinin devam ediyor olması
    • Tehlike işaretlerinin varlığı
    • Gebeliğe eşlik eden sistemik hastalıkların varlığı (Kalp Hastalığı, Böbrek hastalığı, Diyabet, Astım, Tiroid Fonksiyon Bzk.luğu vb)

ÜÇÜNCÜ İZLEM:Gebeliğin 30-32. haftaları arasında yapılmalı, süresi 20 dakika olmalıdır -İlk izlemde kayıt edilen ve ikinci izlemde kontrol edilen obstetrik öyküyü gözden geçiriniz.

  • Gebenin kilosunu ölçünüz.
  • Kan basıncını ölçünüz ve nabzını sayınız.
  • Ciddi anemi bulgularını kontrol ediniz

El tırnakları, konjunktiva, ağız mukozasında solukluk, nefes almakta güçlük, 30’un üzerinde solunum sayısıHastalığı gösteren diğer tehlike işaretlerini kontrol ediniz.Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş vb.Uterus yüksekliğini ölçünüz ve kaydediniz.Çoğul gebelik varsa karın palpasyonu ve oskültasyonu ile tespit edilmesi.Yaygın ödem kontrolünü yapınız.

  • Fetus kalp seslerini el Doppleri veya fetal steteskop ile değerlendiriniz. (Fetal kalp atımı 120-160/dakika olmalı). 28. hf dan önce ölçüleme. 32. haftadan sonra yapılan NST de 20 dk içinde 15 saniye ve daha fazla süren en az iki yükselme periyodu görülmeli  görülmediyse bebek uyuyor olabilir, anne ilaç veya sigara almış olabilir, aç olabilir , süre 2 saate kadar uzatılır yine tepki alınmazsa ciddi rahatsızlıktan şüphelenilir.
  • İlk iki izlemde bakılmadı ise gebenin ve eşinin kan grubuna Rh uygunsuzluğu açısından mutlaka bakınız.
  • İlk iki izlemde bakılmadı ise gebenin ve eşinin kan grubuna Rh uygunsuzluğu açısından mutlaka bakınız.
  • Tetanoz toksoidi ile aşılamanın iki dozunun da yapılıp yapılmadığını kontrol ediniz
  • Gelişen idrar yolu enfeksiyonu ve diğer enfeksiyonlarla ilgili gereken tedavileri veriniz.

DÖRDÜNCÜ İZLEM:Gebeliğin 36-38. haftaları arasında yapılmalı, süresi 20 dakika olmalıdır

  • Gebenin kilosunu ölçünüz.
  • Kan basıncını ölçünüz ve nabzını sayınız.
  • Ciddi anemi bulgularını kontrol ediniz
  • Uterus yüksekliğini ölçünüz ve kaydediniz.
  • Fetusun gelen kısmı ve pozisyonunun değerlendirilmesi açısından Leopold manevralarını yapınız.
  • Çoğul gebelik varsa karın palpasyonu ve oskültasyonu ile tespit edilmesi
  • Yaygın ödem kontrolünü yapınız.
  • Gebeliğin son aylarında alt ekstremitede hidrostatik basınca bağlı olarak ödem ortaya çıkabilir. Vücudun üst kısmında (eller, göz kapakları) ödem gözlenmesi preeklampsinin ilk belirtisi olabilir.
  • idrar, hemogram bakılır.*40. haftaya kadar doğum gerçekleşmezse gebenin doğumun yapılacağı sağlık kuruluşuna hemen başvurması konusunda bilgi verilmelidir.

Fetal ölüm: 20 hafta ve üzeri, 350 gr veya daha ağır fetüsün anne karnında ölümüdür. Erken gebelikte B-hCG seiyesinin düşmesi ile anlaşılabilir ama en iyi ultrasonda fetal kalp atımının olmaması ile tanı konur. Fetal ölümden itibaren 2 hafta içinde %90 spontan düşük görülür.Eğer fetal ölümden sonra 3 haftadan fazla düşük olmazsa DIC gelişebilir. en iyi yöntem doğumun indüklenmesidir. En son sezaryen düşünülür.

Gestasyonel diyabet: İlk defa gebelikte ortaya çıkmışsa gestasyonel diyabet denir. Aşikra diyabet demek için herhangi bir zamanda alınan kan şeker seviyesinin 200 ve üzerinde olması, yanında fazla işeme fazla içme gibi belirtilerin olması ya da açken 126 üzerinde şekerin olmasıdır. Gebelikte ortaya çıkan diyabetin taraması için risk faktörü varlığına bakılır. Eğer ailede varsa, obezite varsa, düşük hikayesi varsa yapılır. Gstasonel gebelik taramasında aç veya tok farketmez 50 gr şeker verilir gebeye 1. saat sonra eğer kan şekeri 140 ve üzeri ise pozitif kabul edilir Pozitif çıkınca da OGTT yani oral glukoz tolerans testi yapılır.. Hastaya gelmeden 3 gün içinde bol bol ye na bulursan ye denir.Sonra gelmeden önce de 8 ila 14 saat arası aç dur denir. Bu sefer 100gr şeker verilir. 1. saat 95 ten fazla, 2. saat 180 den fazla, 3. saat 140tan fazla şeker olması daha doğrusu bunlardan herhangi ikisinin + olması gestasyonel dyabet tanısı koydurur. Önce tedavide diyet önerilir. Eğer diyete rağmen açlık kan şekeri 105 ten fazla ise insulin kullanılır. Gestasyonel diyabetli kadınların 20 yıl içinde aşikar diyabet olma riski yarımdır. İlk gebeikte gestasyonel diyabet yoksa diğer gebeliklerde de görülmez. Gestasyonel diyabeti olanlar doğumdan sonra ara ara OGTT yaptırmalı.

Kontrasepsiyon:Normalde yeni doğum yapmış ama bebek emdirmeyenlerde 6 hafta gebelik, ovulasyon olmaz. Doğurup bebeğini 4-6 saatte bir emiren kadınlarda 6 ay %98 oranında gebelik oluşmaz. Garantiye almak için emdirmeyen kadında 3. haftada , emdiren kadında doğumdan sonra 3. ayda bir kontraseptif yöntem kullanılabilir. Ama oral kontraseptif kullanılmamalı yasmin vs. çünkü sütün kalitesini ve miktarını bozar. Oral kontraseptiflerin yan etkileri hipertansiyon damar tıkanması kalp krizi kolesterol yüksekliği seker bozukluğu bazen depresyon vs bunlar en kötü etkiler faydaları da var hastalığa göre. Faydası da zararı da ihtimal olduğundan doktora danisilmali. Bazı Karaciğer pankreas hastalıklarında kullanmamali.

Beriyer yöntem, kondom mesela. HIV, HCV, klamidya, gonoreden korur. Sfiliz, HPV, HHV den %100 korumaz. Sperm rahimde 1 hf ya kadar canli kalabilir.

En iyi, zararsız yöntem bakırlı rahim içi araçtır(RİA). En çok kullanılan, en iyi yöntemdir. 10 yıl boyunca gebeliği önler. Gebelik yoksa her zaman takilabilir. Yabancı madde uyarısı nedeniyle rahimde gebelik tutunmaz. Bazen menorarji, dismenore, metal allerjisi yapabilir. Apranax, majezik vs kullanmaya rağmen şikayet geçmezse ria çkarılır. onun yerine bakırlı değilde levonorgestrelli RİA diye ayrı bir çeşidi vardır bu da 5 yıl korur. Özellikle başka ek hastalıklar varsa kullanılır.

Enjekte edilebilir kontaseptifler: Mesigyna, ayda bir yapılır sütün kalitesini bozabilir çünkü E3+P. içerir. Depo provera ise 3 ayda bir im yapılır süt kalitesine kötü bir etki henüz bilinmiyor emzirmede kullanılabilir. Medrogsiprogesteron asetat içerir.18 yaş altı önerilmez kemikleri zayıflatır. Emzirirken 3.aydan sonra sadece progesteron içeren haplar kullanılabilir ya da öncelikli tercih.Kok tan farklı olarak her gün kullanılır. Bunların hepsi kişinin var olan hastalığı veya olmayan hastalığına göre doktor tarafından önerilir. Acil kontrasepsiyonda levonergestrel 1,5 mg kullanılabilir 3-5 gün etkili. Ria ise fertilizasyon olsa bile etkili 1 hf içinde kullanılırsa etkili.

İstenmeyen gebeliklerde cinsel ilişki sonrası ilk 72 saatte bakırlı ria takılması en etkili kontrasepsiyon yöntemidir.

Bir kadinda siklus normal yani adet kanaması normal zamanda ve miktarda olurken aynı zaman da ovulasyon olmayabilir. Çünkü yumurtlama yani ovulasyon yumurtaligin işi iken adet kanaması rahimin işidir. Adet kanamasinin normal olup ovulasyonun olmadığı kanamalar hangi durumlarda olur? Tiroid bozukluğu , hiperprolaktinemide olur. Tsh, prolaktin ve Fsh bakılmalı. Siklusun yani kanamanın anormal olduğu kombinasyonlar aşağıda.

Kadın infertilitesini değerlendirmek için siklusun 3.günü bazal fsh,ostradiol serum inhibin veya klomifen sitrat verip e2. Ve fsh bakılabilir.

Overlerden androjen(progesteron) salinimini Lh uyarır. KOK verince Lh azalacagindan andojen üretimi de azalir. KOK ayni zamnda 5a reduktazi inhibe eder . iş nasıl başlar yumurtaliktaki baskın yumurta kendi kendine oluyorsa artık (yani fsh ve Lh bagimsiz) büyüdükçe kendi yaptığı östrojen üretimini arttırır. Östrojen de Lh seviyesini arttırır . Lh da adetin 10. gunu progesteron üretimini arttırır. Progesteron gebeligin devamını sağlar . Yumurtlamadan sonra yumurtalık içinde kalan yumurtanın kabuğu(korpus luteum) progesteronu gebelik olur diye bir hafta daha üretir. Progesteronun yapımı nasıldır kolesterolden progesteron oluşur ondan testesteron ondan da östrojen oluşur. Bu bahsettiğim hücre içindeki süreç. Yumurta kabuğundan dışarı kana progesteron salgilanma 10. günde baslarken, hücre kendi içinde testesteron ve östrojen yapabilmek için önce sürekli progesteron üretimi yapar ondan da testesterona ve ondan da östrojene dönüşür, ovulasyondan bağımsızdir Dediğim gibi hucre dışına salinmaz . Hücre dışına yumurtanın kabugunda üretilen progesteron salinir 10.günde.

Anormal rahim kanamalari 2 ye ayrilir. Vaninadan gelen kanın kaynağını doktor tespit eder. Kanamanın zamanı ve suresi veya miktarı normal adet kanamasından farklı ise anormal uterin kanama denir. Anormal uterin kanamalar yani anormal rahim kanamalari 2 şekilde siniflanir biri enfeksiyon kitle sistemik hastalık gibi organik sebep bulunanlar diğeri de tam sebebi bilinmeyen veya mekanizması tam bilinmeyenler.

Bu ikinci sebep bilinmeyenler 2 türdür ikisine birden disfonksiyonel uterin kanama denir.Su şekil siniflanir ;

Birinde yumurtlama zamanında olur ama kadın vajinal kanama farkeder bir de üstüne normal adet kanamsi olur kadın şaşırır neden 2 defa kanadim diye ışte bu da ovulasyonun sebep olduğu anormal kanamadir (normal ovulasyonda yani yumurtlama sırasında yumurtanın yumurtaliktan düşerken, kadının dışardan göreceği miktarda kanama olmaz normalde çok az miktarda olur ve kadın bu kanamayı gormez). Ara kanamanın bir diger sebebi de yani normal adet kanamasından başka bir kanama daha olması oral kontraseptif kullananlarda progestinin kanama yapmasidir yani yapay progesteronun progesteron kanaması yapmasidir. Hatta kişi gebe kaldıktan sonra da implantasyon nedeniyle fizyolojik kanama gorulebilir. Yani nasıl yumurtlama sırasında yumurta yumurtaliktan çıkarken bazen kanama yapıyorsa ambargoda rahime bağlanırken bazen biraz fazla yani kadının farkedecegi kadar kanama olabilir.

Diğeri yumurtlamanin zamanında olmadığı çok geciktiği normal olmayan adet veya adet dışı kanamalardir. Tek kanama görür ama zamanı miktari gecikmistir.

Disfonksiyonel anormal rahim kanamalardan yumurtlamanin ömür boyu hiç olmadığı değil düzenli olmadığı çok azaldığı kastedilir(anovulatuar) anormal kanamalara bir örnek Pkos dur. Bunun da aciklmasi normalden fazla östrojen olması gereken zamanda azalmamasi ve progesteronun da bu azalan östrojen döneminde olmaması nedeniyle rahimin yüzeyinin fazla büyüyüp damar ve destek dokunun gelisememesine bagli kırılıp kanaması olarak anlatabiliriz. Yani östrojen kırılma kanaması. Burada östrojenin azalması neye bağlı ovulasyona yani yumurtlamaya. Yumurtlama zamaninda olunca ne olur östrojen azalır ve rahim zamaninda kanar yani adet başlar. Diyelim yumurtlama yani ovulasyon adetten 14 gun sonra değilde 94 gün sonra oldu o zaman ne olur östrojen 80 gün fazla rahimi kabartir irilestirir. Hem adet 80 gün daha uzar hem rahim fazla kalinlastigi için kanamanın miktarı ve suresi de değişir. Anovulatuar kanama yani düzensiz yumurtlama kanaması budur.

46xy saf gonadal disgenezide yani swyer kişide erkek olmasına rağmen AMH antimullerian hormon yok bu yüzden uterus oluşur ve hormon verince kanama olur. RKHD ise dişi olmasına rağmen mullerian hormon yoktur sanki AMH gibi uterus ve alt vajina oluşmaz.

Testikuler feminizasyonda 46 xy kıl olmaz dış genital erkek olmaz meme de olur.

Gebede trizomo 21 ise sadece Bhcg yüksek diğer afp pap vs herşey düşük.Trozmi 18 de ise bHcg dahil herşey düşük.

Parturisyon : gebelikten plasenta atılımna kadar olan 4 faz var,bu  fazlardan 3. faz doğum fazıdır o da yani doğum olayının 3 aşaması var.

1. Evre Servikal Silinme: Serviks açıklığının 0 dan  10cmye ulaşmasına kadar olan süredir. Yaklaşıık 12 saatte servikal açıklık 10 cm ye ulaşır. Bu serviksin silinme fazını da 2 ye ayırırsak biri latent fazdır. Servikal açıklık 3 cm olana kadar olan faz latent fazdır. Bu fazın sonuna kadar tokoliz yapılabilir yani uterus kasılması, doğum durdurulabilir . Servikal silinmemin ikinci fazı da aktif fazdır. steril eldivenli 2 parmak servikal açıklığa sığıyorsa yani 4cm olmuşsa latent faz bitmiş aktif faz başlamıştır. Aktif faz da ortalam 3 saat sürer. Yani servikal açılığın 4 cm den 10 cm ye ulaşana kadar geçen süredir. Aktif faz başladıktan sonra tokoliz yapılmaz. Doğum eyleminin latent fazında kasılmamar 10dk da bir olurken dakikada bir oluşmaya başlar. Servikal açıklık 10 cm olduktan sonra aktif faz biter ,

2- fetüsün atılma evresi başlar ya da travay .İlk defa doğum yapanlarda 50 dk sürer bölgesel anestezi ile yapılmışsa 3 saati geçmemesi gerekir. Multiparlarda ise 20 dk ile 1 saat arasında değişir.

3-Plasenta atılması : Bebek çıktıktan sonra 10 dk içinde plasenta atılmış olmalı. Maksimum 30 dk da çıkmazsa elle halas yapılmalı , çıkarılmalı.

Doğumda bebek hareketleri: Angajman bebek baş aşağı iner, kafası pelvis kemiğine yüzü yan tarafa bakacak şekilde girer. Bu angajmandır. Baş pelvise girer, pelvis tabanına ilerlerken de hem yana bakan yüz sakrum tarafına döner , hem de boyun, yüz sakruma doğru eğilecek şekilde fleksiyon yapar. Baş aşağı inip pelvis tababnına oturunca, başta yana bakan bebek yüzü ya da çenesi artık tamamen sakruma yani annenin sırtına dönmüştür bebeğin yüzü bu durumda internal rotasyon tamamlanmış olur. Yüzün sakruma dönmüş haline oksiput anterior(mentum posterior yani çene sakruma bakar aynı anlamda 3. ismi) da denir yani oksipital kemik ya da bebegini başının arkası annenin ön tarafına ya da karnina, pubise dönük demektir. % 85 pozisyon bu şekildedir. %15 oranında oksiput posteriorun da çoğu oksiput anteriora döner. Az bir oran dönmezse sezaryen gerektirir. Baş aşağı indikçe ya da dışarıya dünyaya gelmeye başladıkça boyun geri katlanır buna ekstansiyon hareketi denir, verteks yani bebegin başının tepesi dış ortamdan görülmeye başlar. Pelvis alt kısmı kavisli olduğundan kafa dışarı çıkarken boyun ekstansiyon yapar, bebeğin kafası çıkınca içerde sakruma dönük olan yüz de yan tarafa bakacak şekilde dönmeye başlar bu basın external ro(pelvistasyonudur yani tam olarak dışa doğru dönmesi.. Baş, yüz yana bakacak şekilde tamamen dışarı çıktıktan sonra omuzun biri sonra da öbürü çıkar dah sonra tamamen bebek kolaylıkla dış ortama çıkmış olur. Türkçe anlatayım değişiklik olsun. Bebek doğumdan once anne karnından baş asagi annenin belinin içine doğru hareket eder. Annenin beline(pelvis) bebeğin başı girerken yüzü annenin sağına ya da soluna donuktur. Bebeğin başı bel içinde ilerlerken hem yüzü annenin arkasına döner hem boynu öne eğilir bunların ismi fleksiyon ve internal rotasyondur. bebeğin başı annenin  beline girip oturunca(tepesi spina iskiadika ya da leğenin dikenlerinin hizasında ) buna angajman denir artık   bebeğin yüzü tamamen annenin sırtına dönüktür. Kafası dışarı çıkarken boynu geriye açilanarak çıkar. Kafa tamamen çıkınca bebeğin yüzü bir daha  annenin sağa ya da soluna döner bun adı da external rotasyondur. Sonra da bebeğin bir omzu dışarı çıkar. Bebeğin yüzü hep aynı tarafa donerse ne olmuş olur 180 derece dönmüş olur. Pelvise girerken yüz sağa bakiyorsa kafa dışarı cikinca sola bakar gibi.Anormal inişlerden defleksiyon gelşinde ne olur normalde bebek tepesi aşağı yaklaşık olarak düz inip kafası dışarı çıkarken boynu arkaya katlanır bu normal durumdur yani dışardan vertex görülür. Ama eğer dışarı çıkarken değilde pelvise otururken erkenden boynu arkaya katlanırsa bu defleksiyondur. Defleksiyon gelişin bir çeşidi olan yüz gelişinde; bebek pelvis tabanına oturunca defleksiyonda ise ve  bebeğin yüzü annenin arkasına bakıyor ise doğumum mümkün değildir. Ama bebek defleksiyonda ise ve aynı zamanda  bebeğin yüzü annenin ön tarafına bakıyor ise doğum mümkün olabilir. Bir diğer defleksiyon gelişi olan alın gelişinde ise doğum zor olur duğum uzar , kendinden normale dönmesi gerekir dönmez ise sezaryen yapılır. Vaku v forseps kullanılmaz. Yüz gelişlerde direk sezaryen yapıır  Tabi normali anlatalım bebek pelvis tabanına vertexi aşağı dışarı bakacak , yüzü annenin arkasına bakacak şekilde yani mentum posterior veya oksiput anterior pozisyonundadır ve defleksiyon yoktur bu normal doğu pozisyonu. Bir de makat gelişlerden bebeğin bir bacağ aşağı bakıyor biri yukarı bakıyorsa yani inkomplet makat geliş varsa sezaryen yapılır.

Rh uymsuzluğu: yeni doğanın hemolitik hastalığı da denir. Normalde anne ile bebek kanı karışmaz ufak çatlkalar veya hastalık nedeniyle karışırsa ne olur? bebeğin kanı anne kanına yarım dizyem karışırsa annenin hücreleri bebeğin kanını düşman olarak algılar ve ona karşı silahlı asker yetiştirir o silahalı askerin adı anitkordur( IgG plasenyatı geçeri IgM ise geçemez hasarı IgG verir.). Bu antikor oluştuktan sonra gidip plasental bariyeri aşabildiğinden bebeğin kan hücrelerine ve diğer hücrelere saldırır fazla olursa bebeği öldürebilir. İşin ilginç tarafı anne her ne kadar anne de olsa annenin vücudu bebekten habersizdir. Yani herşey otonomdur yani anne bile aslında bebeği kendi için doğurmaz kimin için doğurur? Anne ve bebeği kim dizayn etmişse onun için yani arıların balı gibi arı bal yapar ama çoğunlukla kendine faydası olmaz. Kürtaj yapanların kulağı çınlasın o yaptığınız bebekten kendi vücudunuzun haberi yok. Yani bebek siz istediğiniz için var olmuyor başka bir dizayn edicinin iradesi var sizin ki belki döllenene kadar.

Her neyise bu antikor denen asker herkeste olmaz. Kimde olması muhtemeldir? Anne Rh- , baba Rh + olursa bunların çocukları da %50 ihtimalle Rh+ olur ki bu annenin vücudunun asker olan antikor üretmesi anlamına gelir çocuğa karşı. Bebek doğmadan bebeğin kan grubunu bilmek biraz müşkül bir iş oyüzden muhtemel kan karışmasında muhtemel Rh+ bebek için önlem amacıyla immunglobulin verilir. Bunun oluşmaması bebeğin Rh- mi Rh+ mi olcağını bilemediğimizden  baba rh+ anne rh- ise gebeden indirek coommbs ile igG bakılır negatif ise 28. hf anti-d yapılır.  yani bebeğini öldürecek askeri anne kanında yetiştirtmeme ilacı. 40. haftaya kadar da annede indirekt coombs bakılır negatif ise Anti-D yapılır yani anne vücudu bir kere bu askeri üretmeye başladıysa işe yaramaz , oluşmadan verilir. Diyelim ilk bakılan coombs – çıktı ve sonra çocuk doğdu ve baktık kanı Rh- ise  yani seri asker üretimine başlmadıysa doğum sırasında kanlar karışabileceğinden 3 gün içinde anneye 2.bir Anti-D iimunglobulin verilir ta ki sonraki çocuğa saldıracak asker büyütmesin..  Fakat bebek Rh- doğdu ise ikinci anti-d yapılmaz . Tabi doğumdan önce uterusta kanamaya neden olacak düşükler, kanamlar, kan transfüzyonu,plasenta previa, plasenta dekolmaında, ve bazı girişimler de de aynı ilaç verilir. Bu ilacın amacı hali hazırdaki bebekten ziyade sonra dünyaya gelecek çocuk için hazırlanmış öldürecek asker bulundurulmasını önlemektir. İlk çocuk bu antikorun oluşmasına sebep olduysa ona zarar vermez sonrakine zarar verir. Ama AB uyumsuzluğu ilk seferde zarar verebilir rh dan farklı olarak.Tabi AB uyumsuzluğu daha nadir görülür az zarar verir. İlginç bir durum brbrkte hem rh hem ab uyumsuzluğu varsa tek başına rh uyunsuzluğuna göre daha az zarar görür çünkü annenin bebeğe karşı oluşturduğu askerler 32 çeşit düşmana karşı savaşacağından bebeğe daha az zarar verirler. amma velakin illa bebeğe zarar verecek değil asker varsa da %15 civarında vaka olur.

Rabdomyosarkom kabaca çocukta görülen iskelet kası tm, leiomyosarkom da eriskinde görülen iskelet kası tümörü. Daha gerçek daha doğru tanım için patologa sormak lazım.

Karsinom daha çok bezlerin tümörü.Sarkom ise kıkırdak kemik çizgili kas yapisinda veya stromal yani fonksiyonel değil destek elemani ?

 

Endodermal sinüs ya da kabarciktan köken alır over veya testis o yüzden germinal hucreli tm ler sinus ya da kabarcik kökenlidir?ebeğin anne karnında baş aşağı mı baş yukarı mı yoksa yan mı durduğudur. Sefalik makat ve transvers, oblik olarak anlatılır.

Situs nedir? Bebeğin anne karnında baş aşağı mı baş yukarı mı yoks yan mı duruduğudur. leopold manevraları önce uterusun üst kısmına, fundusa ya da ksifoide yakın tatafına iki el işe donunup baş mı kıç mı anlamaya çalışır, leopold 2de ise biraz daha aşağı elleyip bebeğin sırtı ne tarafa  anlamaya çalışılır. lpold 3 te ise en aşağıda bebeğin aşağıdan gelen kısmını anlamak için dokunulurson leoold 4 te ise bebeğin seviyesi belirlenir ama muhtemelen ultrasonla yapılıyor artık.

Bebeğin baş çevresi oksipitomentalden geçen çevredir ama en büyük çap ise oksipitomental çaptır. bebeğin en küçük çapı ise bitemporal çaptır.

Anne pelvisi 3 kısma ayrılabilir; giriş orta ve çıkış.

.1- pelvis girişi: pelvis girişinin  en dar yeri promontorium ile simfisiz pubisin iç kısmıdır. Girişin en dar yeridir buraya conjugata obstetrika da denir yani doğum çapı.. Bu olaya angajman da denir yani biparyetal çapın linea terminalis altına inmesi. . bebeğin kafası buradan  yüzü sağa veya sola dönük girer. Yani bebeğin biparyetal çapı anne pelvisinin doğum çapına parlel girer buna sinklitism denir.. Eğer boynu laterale  fazla bükülürse asinklitizim denir. Aşağıdan bakınca normade sagittal sürürü görürken anterior asinlitizm olursa bebeğin başı annenin arkasına doğru açılanmıştır sagittal sütürü değil sadece paryetal kemiği görürsün , posterior asinklitiz olursa bebeğin abşı annein ön tarafına fazla çaılanır sagittal sütür yerine gene sadece paryetal sütürü görürsün oldu galiba?

Klinik olarak digital muayende parmak uzunluğundan 2 cm çıkararak doğum çapı yani conjugata obstetrika hesaplanabilir. Parmak ile ölçülen çapa da conjugata diagonalis denir.

2-Orta pelvis: Orta pelvisin en drt yeri interspinöz mesafedir , orta pelvisin transfer çapıdır. Önemli özelliği nedir tüm pelvisin en dar geçiş yeridir. Conjugata obstetrikadan yarım santim küçüktür denebilir. Bu interspinöz mesafeye göre bebeğin tepesinin mesafesi belirlenir. 5 cm yukardaysa-5, aynı hizadaysa 0 gibi. daha şağıda ise +3 gibi belirtilir. Yukarıda angajmanda biparyetal çapın linea terminalis altına girmesi olarak bahsettik , bu anda vertex ise yani bebeğin tepesi de interspinöz mesafededir yani bebek angaje olduğunda seviye 0 dır yani tepesi interspinöz çizgidedir.

3-pelsvisin çıkıç çapları: çok da önemli değil.

 

Fsh ın 100 üzerine çıkması menapoz belirtisi olarak kabul edilebilir. Estradil de 30  altında olur. Menapozd aniden değil yavaş yavaş hormon seviyeleri değişir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.