94


Yunus Suresi 94 . ayette okuduğumdan anladığım Peygamber efendimize somut biri konuşmuyor yani kapıyı açıp girnce karşısına bir adam ya da uzaylı çıkıp bilgi vermiyor ya da her kapiyi açtiğinda ulaşabildiği acayip bir mekan ve sihirli notlar yok.  Arılara verilen emir de Vahiy olarak adlandırılıyor. peygamberimize gelen vahiyi benzer durum yaşamadığımız ya da aynı zamanda yaşamadığımızdan tam olarak anlayamasakda vahiy aldığı bildirilen arılara kıyaslaybiliriz.  Arıların davranışını içten gelen, otonom , muhtemelen doğrudan bilince değil de harekete geçirebilecek beyin fonksiyonunu işleten bir komut gibi değerlendirebiliriz. Bir tavuğun anne olması , aniden çok şefkatli ve koruyucu olup birden  hiç tanımıyor gibi davranış değiştirmesi. Yani vahiy insanın aklına gelen bir fikirden ziyade komut gibi görülüyor. O dönemde Peygamber Efendimiz tek kişi tüm dünyanın inanc sistemini değiştirecek birşeyler söylüyor hiçbir dayanağı yok. İnsan tabiatı karşı propagandadan etkilenebilir. karşı propaganda yapan da tüm dünya hristiyan yahudi puta tapan, ateşe tapan, ateist.. Ayetlerde daha önceki peygamberlerde benzer vahiy aldığı mücadeleler yaptığı bildirlmiş sadce mümilere değil Peygamber Efendimize de hitap edildiği anlaşılıyor. Yani peygamber de herkül gibi ya da himen gibi değil. İlk evlendiği eşi kendisinden 20 yaş büyük olduğu söyleniyor, bu daha çok zengin kadın fakir erkek evliliği yani Peygamberimiz o zaman toplumda ağırığı olan zengin biri değil bu şekil evlilik daha çok maddi durumu zayıf olanda tercih edilir. Zaten Kuranı Kerim yetim iken bu noktaya getirildiğini hatılatır.  Yunus Aleyhisselamın bırakıp gitmesi, Musa aleyhisselamın, İbrahim aleyhisselamın mucize istemesi, yine belam denen kişnin tamamen sapıtması peygamberlere de imtihanın var olduğu söylenebilir. Tabi yeni inen ayetlerden olduğunu akla getiriyor. Yani şüphe başlangıçta herkeste olabilir ayetler sadece müslümanları değil Hz peygamberi de uyarıyor bilgilendiriyor.. İbrahim aleyhisselam da olduğu gibi . Sahabiden de Hz Ömer peygamberimize zannedersem bir barış antlaşmasında sitem etmiş. Çok dürüst ve doğru sözlü kişiliği olan bir insan. Eyvallahı kimseye yok . Peygamberimiz dönemindeki savaşlarda da doğrudan insan şeklinde melek değil tam olarak bilmediğmiz ordular yardım etmiş. Savaşlarda Hz Peygamber ve sahabileri can havliyle mücadele etmiş. Bir de gördüğüm Kuranı Kerim Allahın varlığını ispattan çok varlığının farkındalığını sağlıyor. Bir de ayeti kerimede önce kitab okuyanlara sor emri var, başka ayetler de eski  harabeleri üzerine de düşünmesi isteniyor. Yani harabe tamamen herşeyi göstermez ama var ise eskiden yaşamış kavmin ne kadar şaşa içinde olduğun bildirir. Ekski kitabı mukaddeste tahrif olmuş olsalrda Allahu tealanın daha önceden Kuranı Kerime benzer ayetler indirdiğini yani Hz peygamberin hiç görülmemiş çok acayip bir durumda olmadığı ateistler müşrikler vs nin olcak bir iş deyil nele söylüyorsun tarzında tepkileri için Hz Peygambere cesaretlendirme destek vermeye yönelik etkilri olduğunu söyleyebiliriz.

Burda aklıma gelen başka bir konu da nesihle ilgili yukarda şöyle demiştim:  Yunus Suresi 94 . ayette okuduğumdan anladığım Peygamber efendimize somut biri konuşmuyor yani kapıyı açıp girince karşısına bir adam ya da uzaylı çıkıp bilgi vermiyor ya da her kapiyi açtiğinda ulaşabildiği acayip bir mekan ve sihirli notlar yok.Yani Hz peygamber Allahu Teala ile diyalog halinde değil yani  karşılıklı konuşmuyor . Cenabı Hak tek taraflı kalbine aklına bildiriyor yahut Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla bildiriyor. Hz Peygambere gelen emir mutlak olmayabiir yani sadece o zaman örneğin bir duruma has olabilir, eğer sonradan 2. bir ayet gelmezse o emrin tüm durumlar  ve tüm zamanlar için geçerli olacağından hayat ile bağdaşmaz bir tarz ortaya çıkacaktır. Tabi şu denebilir Allah geleceği bilmezmi o zaman aynı ayette olacak tüm ihtimalleri de bildirisn şu durum olursa şunu yapın başka bir durum olursa bunu yapın gibi o zamanda inen ayet bir satır değil paragraf veya sayfa olmalı bir de çok yakın  geleceği bildirmek geleceteki olayın olmamasını sağlayacağından muhal bir davranış olacaktır ya da kıyamete kadar diyelim 3000 sene varsa tüm ihtimaller için bilgi beklemek mantıklı olmaz. Tahmin edilenden, bilenenden  daha fazla nesih olması beklenir. Ama Kurani Kerimde nesh edilmis ayetlerin bulunmadigini soyleyen Mehmet Okuyan hoca daha tutarli. Zina ayeti vs bu hocanin bakis acisiyla cok uyumlu kendisi de daha once ayni dusunceleri paylasan onsanlar oldugunu ancak onlarin degil naska gurubun baskin gelip kitaplarda daha cok yer verildigini soyluyor. Bizim tıpta da örneğin kalp başta sağdadır sonra sola geçer , bağırsakta karşı tarafa geçer yani yaratıcı insanı hayvanı da yaratırken değiştirmekte değişik şekiller çevirmekte. Şöyle desen ya neden kalbi organları sağa sola dolandırıyor direk tam takım insan yaratsaya,  Ne bileyim lan ben, bir kısmını tahmin edersem de bende senin gibi varım ben birşeyi neden tercih ettiğimi ya da beğendiğimi bilmezken yaratanın ne sebeple böyle yaptığını nasıl anlayabilirim. Anladığım yere kadar anlarım anlamadığıma da Allahın hikmeti derim bilmiyorum derim bazıları gibi bilmediğimi gizleyip uydurduğum bir şeye insanları inanadırmaya ya da bilmiyorsam inkar etmek gerektiğini insanlara telkin etmem. Bu insanları aldatmaktır.

Hadislerin dogrulugunu Kurandan kontrol edebiliriz. Kuranin dogrulugunu dogadan yapabiliriz. Ornegin Kuranda kadin tamamen erkek ile esit degildir deger olarak olmasada bazi yonlerden fark oldugu kesin. Bunu dogrulamak icin insan vucudunun fizyolojisi anatomisi hormonlari vs ayrintili bilinmelidir . Doganin dogrulunu nerden yapabilirizi sorarsan biraz evhamlisin otur sakinles biraz kafani dinle derim.

Tabi ben hoca değilim doğrusunu Allah bilir.