Gösteriş ,Riyakarlık, Kibir, Gıybet ve fizyolojik sınır


İnsanda doğal olarak varolan ve hayatını iyi bir şekilde devam etttirmesini , kendini maddi manevi tehlikelerden korumasını fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı olmasını sağlamak için var olan duygular;  bu duyguları tatmin etmeye yönelik fiiller , insanın hayatı boyunca rolünü, davranışlarını yahut karnesini oluşturur. Bu duyguların varoluş amacı insanın kendisini koruması olsa da abartılırsa kişiyi suça itebilir. eskiler kuvvei gadabiyye, şeheviyye ve akliyye olarak sınıflandırmış. başka şeyler de eklenebilir.

Örneğin mal edinme kaygısı ya da devamlı iş sahibi olma kaygısı insanda çok güçlüdür . İnsan sakin olmayıp   abartırsa;  sınav sorularını çalmak isteyebilir, torpil ile başkasının hakkını yiyebilir, milletin malını zimmetine geçirebilir, hırsızlık yapabilir. Bu kaygı çok az olursa işsiz kalır muhtac duruma düşer.

İtibar görme, değer verilme beklentisi her insanda vardır abartılırsa başkalarını küçük görmeden başlar zorbalığa kendini çok üstün görüp firavun gibi beklentilere zorbalıklara yönelebilir az olursa duygusal çökkünlük görülebilir.

Riya bildiğim kadarıyla arapçadan görmek , göstermek anlamlı kelimeden türetilmiştir. Riyakar halk dilinde öyle olmadığı halde öyleymiş gibi gösteren, davranan demektir. İslami kitaplarda ibadetlerde yapılan riyanın büyük günahlardan olduğu belirtilmektedir. Çoğunlukla bu işin edebiyatı kötülemeye yöneliktir ancak gösterişin fizyolojik bir tarafı da vardır. Hayatımızda aslında çok fazla gösterişle uğraşırız. Elbisemizin rengi ,saçımız sakalımız, arabamız evimiz , işimizi dışarıya hitap edecek şekilde ayarlarız.

Bu konuda ayrıntı ya da teknik bilgi diyebileceğim yazıları dini kitaplarda gördüm. Eskiden  muhtemelen bu konu bir etik değer olarak işlenmiş. Asıl olarak ‘ibadet’ örneğin namaz dışardan Allah için yapılan hareketlerdir ve kesin amacı budur. Kişi, eğer o devirde namaz halk içinde itibar kazanılan bir fiil ise ve namazı bu itibarı kazanmak için kılarsa yaptığı bu hareketleri kesin olarak insanlar için yapmış olur. Yani Allaha cc  ödenebilecek bir kategorideki davranışı, borcu Allaha cc değil insanlara ödemiş olur . Bu Allahın hakkını Allaha vermemek başkasına vermek olur. Yapılan suç, günah Allaha karşı yapıldığından yani niteliği önemli olduğundan cezası da büyük olacaktır. Kişiye hakaretle cumhurbaşkanına hakaret gibi. Ancak bu durum kalple , niyetle ilgili olduğundan dışardan tam olarak bilinmez. Niyetinin tamamı bu olabilir ya da kısmi olarak destekleyen bir parçası olabilir. Yani yaratanla kendi arasındadır daha çok.

İbadet dışında yapılan riya örneğin normalde spontan yapmadığı işi patronunun önünde ya da halk önünde yapıp gözüne girmeyi amaçlamak doğrudan günah sayılmaz çünkü o iş Allaha karşı olan bir hak değildir  ama dolaylı olarak halkı aldatıp örneğin çalışkan görünüp bir mevkiyi almak sonra yatışa geçmek etmek zararlı bir davranıştır. Bazı sanatçı hayvansevmezler hayvanları televizyonda severler 🙂 Amaçları daha popüler olup hem para kazanmak hem de meşhur olma dugularını tatmin etmektir.

İnsanların hakkını yemiş olmak, işleyişe zarar vermek açısından günaha girimiş olabilirler. Ama arzu ettiği mevkiye ulaşıp ilk başta göründüğü gibi devam ederse günah olmayabilir.

Gösteriş ise görsel, sözel  ya da davranış biçiminde olabilir. Örneğin güzel bir ayakkabı giymek gösteriştir, yaptığı işleri anatmak gösteriştir, ya da pozisyonunu, sınıfını belirtecek davranışlarda bulunmak gösteriştir. Bu riya gibi değildir. Pahalı ayakkabı giyiyorsa başka amacı yoktur doğrudan zenginim diyordur ya da üst sınıfım diyordur. Bu da doğrudan günah sayılmaz.

İslami olarak ne zaman ki kişi kendine bakıp sevinmek yerine başkasını küçümsemeye başlarsa bunun adı tahkir, küçümseme olur. Benim ayakkabım çok güzel çok seviyorum ben şunu yaptım bunu yaptım gibi. Ama ne zaman karşıdakine çulsuz , beş parasız fukara derse ya da düşünüp küçümserse artık tahkir etmiş küçümsemiş olur. Eğer  ben sizden büyük ve önemli insanım siz aşağı insanlarsınız derse kibirlenmiş, büyüklenmiş olur yani kendisini abartmıştır olduğundan  fazla büyüklemiş olur.

Gelelim fizyolojik tarafına, riyanın fizyolojiği yoktur 🙂 Kimse riya yapmadan yaşayamam diyemez. Örneğin sanatçı ben adımı nasıl duyurayım nasıl meşhur olayım diye şaklabanlık yapmak zorunda değil. İçindeki hırsın patolojik seviyeye çıtığının göstergesidir aslında. Bu kişinin ilerde hırsı nedeniyle problem çıkaracağı muhtemeldir. Ya da bir şirket normalde ağaçları kesip etrafa zarar verirken reklam için doğasever ayakları yapması riyadır. Bu işi yapan şirketin belirli noktaya gelince daha başka sahtekarlıklar yapma ihtimali vardır.

Gösteriş ise amacı halk nezdinde itibar kazanmak olsa da gizli ikinci bir amacı olmadığından , kendisini olduğundan farklı göstermediğinden zararı çok yoktur. Belki israf ederse , ihtiyaç sahibi varken hiç umursamazsa  hataya düşer bu da cimrilik ya da bencilliğe girer.  Belli dozda gereklidir de. Gösterecek bişeyi yoksa bu sefer depresyona girer , çekinik bir kişiliğe bürünür:) .

Yusuf (as) ben koruyucu ve muhafaza ediciyim diyerek o zamanki hazine ya da maliye bakanlığına talip olduğunu ifade etmiştir. Kendi özeliğini ifade etmiş almak istediği makamı açıkça söylemiştir. demekki bu da fizyolojik. Patolojik olan hırsın fazla olması nedeniyle haksız işler yapmaktır.

Kibir , büyüklenme  bence olduğu kadarını söylüyorsa fizyolojiktir kendini abartıyorsa o zaman kibre girer. bazen gerçekten bahsettiği nitelik doğru olsa bile kibir olur çünkü çok az şey bir insanı bir insandan üstün kılar. Parası çoktur ben zenginim diyebilir herkesten üstünüm diyemez çünkü üstünlük için para çok az birşeydir kendini oldukça abartmış olur.

Kibir patolojik olduğu gibi kendinin aşağı görmek, değersiz görmek de patolojiktir. Depresyon ile netice verir.

Gıybet ile haberleşme arasında da fark vardır. Gıybet müslüman kardeşinin etini gıyaben yemek yani arkasından şahsiyetini aşağılayacak sözler söylemektir. Mesela ”bu şerefsiz insanlarla tartıştı, şuna şunu yaptı ”gibi. Burda şerefsizi kaldırmak  uygun olacaktır. Bu böyleyken şahıs zaten aşağılık ise ya da aşağılık davranış yapmış ise bunu olduğu gibi ifade etmek doğru olur; gerek li değilse yorum yapmadan aktarılmasının gıybet olmayabileceğini düşünüyorum. Çünkü insanlar arasında haberleşme de önemli bir fizyolojik davranıştır. Çünkü o kişiyle bir gün ortak iş yapılabilir, evlenilebilir , görev verilebilir vs.. Kişiler hakkında hiç bir şey bilmemek hiçbir zaman idarecilik liyakati kazanamamak, olayları doğru yönlendirme imkanı bulamamak demek olacaktır. Bunun da tabi ince sınırı vardır. Bu konuşma sadece muhaberat amaçlı olmalı. Kişiye olan kinden dolayı ağızdan salya akarak aktarmak, iyice yorum katıp aktarmak gıybet olacaktır. Bunu da kişi kendisi hisseder neden olayı anlattığını kendisi bilir.  Bir zaman dış görünüşü tesettürlü gayet hanım hanım gibi  görünen  bir kadın ile ortak iş yaptım. Beraber yapmak durumunda kaldığımız iş konusunda anlaşmazlık çıkınca,  mecburen aynı  araç  içinde bulunduğumuz bir gün yolculuk dönüşü intikam amacıyla kendisini arabadan attığım yalanını etrafa yaydı ve itibarımı zedeledi. Daha sonra bu kız görünümlü kadının evli erekeklerle (tabi aramız bozulduktan sonra öğrendim) işleri olduğunu öğrendim. Başka bir zamanda başka birine namus iftirası atıp özür dilediğini öğrendim. Ben şimdi piyasada biraz bulunup fikir elde etseydim bunlar olmayabilir ya da beraber işe hiç girişmezdim. Hani dersen ki iş yapmadan önce öğrensen yeter piyasayı bilmeye ne gerek var. Öyle olmuyor işte piyasada hiç bulunmayan biri piyasaya aniden giriş yapıp kişileri anlayamaz. Tabi bu benim düşüncem, farklı görüşler olabilir.

Kurani Kerimde ofke ve nefret gibi duygularin cennete giren insanlardan uzaklastirilacagi bildiriliyor. Yani cennetlikler iclerindeki ofke ve nefret duygulariyla cenneti haketmisler. Demek ki bu duygular da insanda var olmali kendini savunma tekrardan ayni hatayi yapmamak icin herekiyor. Yani koru korune siddete ofkeye vurmaya kirmaya toptan karsiyim diyenler de hata yapiyor. Benlik insanin kendini sevmesine karsi olanlar da. Hepsune dunyadaki hayatta bir faydasi var. Tamamen yok etmeye calismak yerine kisiye adaleti ogretip bu duygulari yerinde dogru kullanmasi saglanmali. Nazi tarikatlarin insanlari bazi duygulardan arindirmaya calismalari bostur yanlistir. Oyle olsa Cenabi Hak dunuadayken tok edin ahirete oyle gelin derdi. Fethullah Gulen cemaati ornegin elemanlarini oyle bir uyusturdu kiemsuplari birbirine kizma ozelliklerini yitirdi mutlak itaatkar oldular sideti sadece kendilerine emredildigi zaman naskalarina uyguladilar birbirlerinin yaptiklari haksizliklara ses cikaramaz oldular. Halbuki herkes kendi hakkini korumada canavar gibi olmali herhangi nor baskasina hesabini soracak ofkeye sahip olmali diledigini affetmeyi bilmeli. Size durduk yere mulayim olun kizmayin diyenlerden kacin. Medeni insan olmak ayri ama insana dogal duygularindan uzak dur diyene kufredip kacin en azindan.

Sahip olduumuz fukara edebiyatı insanın doğasında olan şeyleri sevmesini kötülemiştir. Aslında  cinsellik, gösteriş, özgüven kötü şeyler değildir kötü olan bunlara ulaşmak ya da korumak için haksız davranışlar , yanlışlar yapıp sınırı aşmaktır.

Advertisements

About staj5

adamın biri
This entry was posted in Uncategorized and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s