Agustos bocegi


Yer altinda 17 yil hepsi yalniz basina kaldiktan sonra bir gece aniden milyarlarcasi birden eszamanli gece vakti topragin icinden yeryuzune disari cikmaya basliyor. Tarih boyunca iyi sarki soyledigi disinda goruntusunden dolayi cekirgeyle ayirt edilmeyen bocek(1700 lere kadar)  ve kamer suresi ayet 7  (caner taslamana tesekkurler ilk defa ondan duydum)  youtube.com/watch?v=EWr8fzUz-Yw

Reklamlar
Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Oruç nasıl vücuda faydalı olur?


Hücrelerin yıkılması ile ilgili nobel ödülü alan bilim adamının çalışmasına buradan bakabilirisiniz . Vücudun eskiyen organelleri yani hücrenin organları diyelim nasıl yenilendiği ile alakası var. Bizde mart kapidan baktirir kazma kurek yaktirir diye bir soz var bu kisin kar ve soguk uzun surunce yakmak icin hazirladigimiz odunlar komurler biter yakacak birsey bulamayiz en son kazmayla kuregin agactan yapilmis saplarini yakip isinmaya calisiriz. Yani evin organellerini yakariz yaz gelince de yeniden bir sap yapariz kazmayla kurege bunun faydasi ne olur kazmanin sapi yenilenmis oldugundan saglamdir curumez kolay kolay kirilmaz omru uzamis olur.

Diyelim bir mitokondri eskidi ne yapmak lazım 2 şey yapabilirsin birincisi: Yıkıp çöpe atmak yani idrarla tamamını atmak; ikinci yöntem de yıkıp tekrar kullanılabilir kısımlarını başka organel üretimi için kullanmak, bir kısmını enerji üretmek için kullanmak ve geri kalanını da idrarla atılır hale getirmek. Kazmanin agac sapini yakip metal kismini saklayip daha sonra  yeniden sap takip kullanmak  gibi. Yaz ile kisi da intermittant acliga benzetebiliriz yani aralikli ac kalma gunduz ac kalma gece yemek yeme. Yani kismen uzun ve aralikli aclik olarak nitelendirebiliriz orucu.

Bunu baska neye benzetebiliriz plastik geri dönüşümüne benzetebiliriz. Plastikte hiç geri dönüşüm olmazsa ne yapmak zorundayız ? Taa suudi arabistandan petrol alıp petkimde ayrıştırıp plastik şişe örneğin su şişesi üretip taa Ardahana göndermeliyiz. Ardahanda kullanılan su şişelrini de mecburen temizlemek orundayız, Ardahanın bir yerine gömeriz bu da zamanla çevreyi kirletir ekilebilir alanlar azalır. Yani olay sadece bütçe açığı değil alıcı firma sadece alırken pahalı almıyor yukarda anlattığım gibi ülkeye bir sürü yük oluşturuyor. Onun yerine biz geri dönüşüme destek, teşvik versek , her şehirde geri dönüşüm tesisi kursak birçok yönden kazanım elde ederiz.

Oruçla bu teşviğin şöyle bir ilişkisi var. Starvation yani açlık önemli bir eski hücre organeli yıkım sebebi. açlık impulsive, intermittant olursa yani ara ara değişen miktarda; vücut organelleri yıkılınca enerji açığının bir kısmını karşılamak için bir kısmını kullanır o zaman ne yapmış olur dışardan ham madde ve enerji fazladan almadan yani tasaaruf ederek eskimiş hücreleri daha çabuk yeniler ve genç bir vücuda sahip oluruz. Eğer sürekli aç olursak ya da oruç tutarsak vücuda besin girişi sürekli az olacağından vücut eskimiş organelleri praçlamak istemeyecek uzun süre kullanmak durumunda kalacaktır. Hiç aç kalmazak ne olur, vücuda sürekli besin ve enerji girdiğinden hücre yıkımı yani; kentsel dönüşüm için teşvik ortadan kalkacağından eskimiş hücre organelleri yenilenmeyecektir.

Demek ki oruç tutarken kilomuzu korursak bile hücreleri yenilemiş olacağız. Ama oruç tutarken kilo alıyorsak böyle bir yarar, biraz şüpheli.

Orucun faydası sadece bu değil. kan şekerini düşük tuttuğu için pankreas ve birçok organın ömrünü uzatacaktır. Bir de  organeller hasarlanmadan önce yenilenirse hasarlı organelin sebep olduğu oran hasarını azaltıp ömrü uzatabilecektir. Cenabı Hakkın emirlerinin hikmetini, faydasını ne geç anlıyoruz. O yüzden şüphesi olan insan inkarda acele etmemeli aklı selimle zamana yayarak düşünmeli. 1400 sened,r nice insan ufak bir delil bile olmayan düşünceden küfre düşmüştür ama İslam hala dimdik ayakta.

web analytics

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İdarecilik Yoneticilik


Başlangıçta insanlara söz vermek daha iyi duruma getireceğine dair vaadde bulunmak samimi ya da laubali davranmak karar vermede  acele etmek yumuşak başlı sert olmayan imaj cizmek yani tavizkar görünmek gereksiz acele edio sık karar değiştirmek sonradan problem çıkarabilir. İdarecilik bitince de aynı insanlarla yüzleşmek duruma göre sıkıntılı olabilir.

Bir de idarecilikte amir mevcut elemanları kullanır yerlerini değiştirir. Ama yaratan hem yaratır hem yerlerini değiştirir. Personel hareketi görev değişikliği öyle bir şeydir ki çalışana sebebini soylemek de rizasinin alınması da problemdir. Ya yeteneği az olduğundan ya fazla olup başka yerde ihtiyaç olmasından entellektüel kapasitenin yeterlilikte medeni olmasından oturup kalkmasını bilmesinden ve itaat etmesinden etkilenen bir sürü durum vardır ki bunların çalışana açıklanması problemdir bir yararı olmaz neticede herkesi üzer. Nasıl kiytirik bir yöneticiyle bile itiraz işi sıkıntıya sokuyorsa Cenabi Hak herşeyi yaratan vevyoneten olduğundan bize fiillerinin sebeplerini anlatsa üzüntüden kafayı yiyebiliriz ya da bir sürü sıkıntı olur. 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Mükemmel Kusursuz Eğitimlillik Bilimseverlik hem de hiç  Keşif yapmadan bilimsel takilmak, Villa içinde ya da başka konutlarda oturup Huzurlu Bir Hayat Yasamak


Bu da tamamen içguduseldir. Nasıl hayatta kalmak ya da ölüm korkusu iç guduselse anne ve babanın çocuğuna titremesi hayatını ona göre sekillendirmesi icguduselse iyi bir hayat yaşamak da öyle. Yani oturup saatlerce felsefe yapmak bilimsel çalışmalar yapmak makaler düzenlemek okumak gerektiren birşey değildir. Zır cahil de olsanız en kötü ihtimalle iyi bilen birinden daha iyi yaşamak için ne gerekiyorsa satin alabilirsiniz. Tabi iyi yaşamanın aşağısı yukarısı ne kadardır? Mesela bir petek 2 ay yaşar sonra ölür. Yaptığı bal sonbaharın sonuna denk gelmediyse kendi için faydası olmaz. Yani arıların çoğu yaptığı balı yemeden olür gider. Arı ne kadar iyi bal yaparsa yapsın bununla ne kadar ovunurse ovunsun kendine övünmek dışında faydası yok ancak sahibine yarar. Tabi o 2 aylık dönemde mutluluk da iyidir ama o mutluluğun sebebi  sadece kendi çalışman  değildir ve ayrıca bu hayatta kendi calismanin eksiksiz karşılığını tam bulabilecek imkanın olmayacaktır da. Yani hayattan ilham almak biraz ayak çünkü içgüdüseldir  memnun olduğu hayatını yüceltmek için çok çalıştığından kafası çalıştığından ya da başka sebeplerden iyi bir hayat hayat yaşadığını anlatmak da kendini yüceltme amaçlı reklam ya da propaganda. 

O yüzden ders vermeye kalkan adama aldanma niye iyi durumda olduğunu kendi de bilmiyordur ama sana şundan şundan böyleyim sende böyle böyle yap ki benim gibi olasin diyebilir. Hayır mesele 2 ay gibi kısa bir hayat yaşamaktır iyi bir fikrin varsa bu bana bu kadar az yaşamaktan kurtaracak birşeyler olmalı.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İblislik, Şeytanlik Sendromu


Geçen bir ilçeye vekaleten ilçe sağlık müdürü olarak atandim. Atanmadan önce orada önceden tanıdığım adı adil olan kendini de iyi bildiğim biri vardı. 30 seneye yakındır orada sağlık memuru olarak çalışıyormuş. Her neyse ise başladıktan sonra herkes ayda bir gün şu işi yapmaya çıkacak dedim orada herkes o işi yaptı adil in yaşına yakın kişiler de vardı onlar da yapti ama adil hariç. Orada tek amir bendim diğerlerinin birbirine hükmetme talimat verme yetkisi yoktu hepsi eşit konumdaydı yani.. Adile sordum dedim sen de dediğim işi yaptın mi o da sen bana taktın heralde dedi. Bağıra bağıra  burada benim kadar çalışan var mi en çok çalışan benim hafta sonu bile çalışıyorum . Ben o işi yapmam dedi. Ben de amir benim hiyerarsiyi bozma senin fazla  calismanla ne alakası var emir verdiysek yapacaksın dedim. O da karşılık verip beni tehdit etti eğer burda olsaydın yani müdür olmadan burda olsaydın sana gosterirdim diye yüzüme söyledi. Neyse sonunda o zaman yıllık iznim var onu kullanacam işi yapmicam dedi. Ben de gözümün önünden kaybolsun diye iznini onayladim defoldu gitti. Amir olarak disiplin cezası vs verilebilirdi ama mevzuata hakim olmadığından bir de uğraşmak istemediğinden üstünde durmadım.

Biraz komik bir olay ama daha sonra aklıma su geldi. Yaratanin Hz Ademi yarattiktan sonra oradakilere secde edin demesi ve kendini üstün gören şeytanın emre itaat etmemesi olayıyla ne kadar uyuştugunu düşündüm. 

Yani oraya beni(ilçe sağlık muduru, temsilen Hz Adem) gönderen il sağlık müdürünün oradakilerden bana secde etmelerini istemesi de temsilen bana yani ilçe sağlık müdürüne itaat etmelerini istemesi gibi. Secde etmeyen yani beni amir olarak görmek istemeyen adil in karşı gelmesi de Iblisin isyanına benzedi. Halbuki beni de adili de orada çalıştıran il sağlık mudurluguydu. İster beni ister adili orada amir tayin edebilirdi. Ama adil bunun farkında değildi daha doğrusu gururuna yediremedi diğer çalışanların yaptıkları gibi bir işi yapmak zoruna gitti çünkü kendisini onlardan üstün görüyordu çalışkan ve çok iyi idare eden birinin onlarla aynı işi yapmaması gerektiği  kanısındaydı. Tabi olay nasıl sonlandi? Aynı mi hayır çünkü sağlık müdürlüğü gönderdiği vekil müdürün düştüğü durumu bilmediginden aynı şekil adil devam etti. Iblisi ise Cenabı Hak gördüğünden kovdu. Benim il sağlık müdürüm de adil in yaptığı işi görse ya kovardı ya da kötü bir ise kaydirirdi heralde. Tabi burda benzetme var haşa iki olay bir değil. Ama Kuran da analtilana benzer bir olay ne kadar enteresan bir sekilde başıma geldi. Acaba tüm bu tarz olaylara verilen bir temsil mi yoksa vakıa mi bilmiyorum ama vakıa gibi geliyor. Burada aklıma şeytanin neden doğrudan cehenneme atılmamasının cevabı da kısmen geliyor. Belki de adil doğrudan sağlık müdürüne isyan etmediğinden , gönderdiği vekile itaat gostermediginden işten atılmadı ya da ona layık bir iş vardı da o yüzden tenzili rutbe ya da kötü bir iş  yapma durumunda bırakıldı. Yani burda şeytanın cehenneme hemen atilmamasinin nedenlerini bilmesek de benzer olaydaki gibi ya adile önceden söz verilmesi ya da adil in çalışma hakları vesaire gibi durumları önceden hak etmesi nedeniyle hemen cezalandirilmamis olabilir ve biz bunu bilemeyiz.  iblisin bir tanemi ya da çok mu olduğu ile ilgili basitçe düşüncem hem inmiş var hem bir sürü benzerleri var. İnmiş herkese ulaşabiliyor nasıl mesela google a kötü bir eklenti yamansa onun kullanan 5,5 milyar insan bu kötü yazlilima maruz kalir. Seyran nasıl o kadar insana ulaşır dersen ışte öyle internet ortamında o kadar iş yapılıyorsa şeytanın ortamı da benzer olabilir ve insanlara ulaşabilir diğer destanları da daha lokal sınırlı etkili şeyler olarak değerlendirebiliriz.

Demek istediğim Kuranı Kerimde bazı olayların bazı kısımları muğlak ya da bilinmez ya da bize göre şaşılacak olabilir ama Cenabı Hak bize sebebini bildirmemistir ya da bilmemeize gerek yoktur o yüzden o kadar anlatmıştır. Yani bizim detaylı hikmetini bilmememiz bir hikmet ya da detay olmadığını göstermez.

Tabi burda sevilmeyen istenmeyen kişinin tenzili rütbe olayı bir değişik. Yani direk ağır cezalandirilmayacak kişinin başka kötü birinin yapabileceği bir işe verilmesi. Yani o kişi kötü işe verilmese başka birini oraya vermek durumunda kalacagimizdan o ise atanmasi mantıklı görünüyor. Bazı insan topluluklarının mesela yahudilerin toptan yok edilmek yerine bazı garip işleri yapmalarına müsaade edilmesi de benzeri bir durum. Ortalığı karıştıracak hareketlendirecek mukayese ettirecek bir grunbun varlığı mantıklı görünüyor. Hatta inkar eden bazı insanların yok edilmemesi de insanların dünyadaki varliklarinin tek vazgeçilmez amacının iman etmek olmadığı anlaşılıyor yani en azından belli bir süre yaşayıp yerlerine yeni nesil gelene kadar turun yok olmaması için dünya da hali hazır da var olan hayran türleri kadar faydaları var gözüküyor. Hatta yakın tarihimizde birisinin varlığı’nın, düşmanın kendisini ideolojik olarak çok yakın görmesinden dolayı üzerimize daha fazla gelmelerini engellediğini düşünüyorum ne de olsa kendileri de olsa ancak o kadar yapabilirlerdi ne gerek var can kaybına.

Bazı işler vardır ki yapması sakıncalıdır ya da tehlikelidir ya da suçtur. İyi insanlar sakinirlar o isi yapsalar sıkıntılar bir anda duzelecektir. Yapmazlar ve sıkıntı devam eder. Burada uyanık geçinen kişi devreye gider uygun bulunmayan isi çaktırmadan halleder amacı aslında insanları rahatlatmak değil ya kendi menfaatini koparmak ya da topluma yararlı iş yapmış kişi imajı çizip konumunu güçlendirir ama neticede ne olur tıkanmış kanalizasyon bu fare sayesinde açılır diğer insanlar rahatlar günahı şeytanın boynuna kolaylığı da diğerlerine kalır. Yani her zaman sakınmak acele kestirme iş diye yanlışa katlamak lazım.

 Tabi inanamayanlar alınmasın zaten kendilerine maymunun evladı diyorlar çok onurlu takilmalarina gerek yok. Önlerinde arapları olduktan sonra yani paraları dünyada rahat edecek pozisyonları olduktan sonra  onlar için onurlu olmanın yaratanin olup olmamasının önemi yok.

Başka bir nokta da ne kadar süre ve miktarda iyilik yapmış olsak da kendimizden emin olmamalı herşeyi hak etmisde o yüzden bulunduğumuz konumda bulunduğumuzu değil atandigimizdan bu konumda olduğumuzu hatirlamaliyiz. İnsanlar arasında böyle şeyler olur piri reis ishak paşa ivaz paşa buna benzer örnekler en fazla ölürsün ama Allah korusun kullukta böyle birşey yoldan çıkarır ebediyen çıkmaza sokar perişan ede

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Insan


Kutuplarda penguen sürüsü de bir ummettir , baliklar da kuşlar da ve insan bunlardan bir türdür. Allah cc isterse penguen surusunden birini seçer onu peygamber yapar. Bunu insanlardan seçmesinin farkı yoktur. Yani insanlar da penguen sürüsü gibidir. Peygamber gelmemisse o insanlar peygamber gelmemiş bir penguen sürüsü gibidir. Öldükten sonra ne olacaklarını Allah bilir. İnsanlar da öyle. Ama kesin bize bildirilen gerçeğin yani vahyin ulaştığı kişilerden iman edenlerin cennete inkar edenlerin cehenneme girmesidir. Yani geriye kalan penguen sürüsü gibi değildir. Sen de inkar etme ne zorun var. 

İmtihan için insan olmana gerek de yok. Ya da start düdüğü isitmene gerek yok. ‘in de şeytan da  imtihan olur. Başka bilmediğimiz şey de öyle. 

Peygamber olmak icin resmi törene gerek yok. Peygamber adayi sapitip yoldan çıkabilir. Yani kalıp düşünce ve varsayim yanlış.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Biz Normal İnsanı Peygamberin Bile Zorlandığı Şeylerle Mükellef Kılmak


Musa aleyhisselamin Hızır Alyeyhisselam ile seyahatinde sebebini öğrenmesine rağmen diğer olayların sebebini de defalarca sorup dehşete düşmesi aklıma geldi. Bazı rivayetleri açıklamasız hatta kendileri de hikmetini bilmeden Hz Peygamberden hadis olarak  aktaranlar bizi zor durumda bıraktıklarını hiç düşündüler mi acaba?

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Allah c.c. Gaybi bilir geleceği de bilir mi ya da farkları var mi?


  • Kurani Kerimde Cenabi Hakkin yerin ve göğün gaybini bildiği bildiriliyor. Mesela anne rahminde olan olaylar gelişmeler yağmur vesaire gibi. Yani hali hazırda var olup insanın bilmediği ve bilemedigi şeyleri yaratanin bilmesi olarak gaybi tarif edebiliriz ya da gelecekte Allahın ölçü ile yarattığını bildiğimizden gelecekteki olayı yaratmayı planlıyorsa o olay kesin olacağından tabi bu da gaybdir Allah bilir. Ama o olayin olması  Allah tarafından takdir edilmediyse gayb değildir yani yoktur. Olmayan şeyi veya olmayacak şeyi yaratan bilir demek akil işi değildir. Biz insaallah deriz Allah geleceği bilir demeyiz. Gelecekteki olacak olaya şu şekil bakarsak yani Kuranı Kerimde yaratanin ölçü ile yani sayı veya başka ölçü birimiyle yarattığını görüyoruz yani ilim ya da bilgi ya da bilim. Gelecekteki olayı yaratan ölçü ile yaratmayı önceden istemisse o olay var olacaktır şu anda olmasa da Allah gelecekte olacağını şimdiden hükmetmiş ise ya da bilmediğimiz zaman diliminde ya da zaman kavramı olmadan her neyise olacak diye karar vermiş ise o olay bizim için gaybdir ve Allah bilir. Bunun dışında Yaratan biz insanların bazı hareketlerini , biz insanlar tarafından seçme imkanı vermişse gelecek bizim kararimizla şekillenecektir. Biz karar vermedikten sonra ya da karar verene kadar gelecek yoktur dolayısıyla gayb da yoktur az önce dedigim gibi gayb var olmayan ya da gücü kesin yeten bir varlık tarafından en azından projelendirilmeyen şeylere verilen anlam değildir bunlara yok denir olmayan ve olması gücü yeten   tarafından planlanmayan şeyler yoktur  ve olmayanı bilmek muhaldir Hayat Satranç oyunu gibi kuarallari belli sınırları belli bir durum degildir. Yaratanin kontril edememe gibi kaygısı yoksa satranç benzeri kurslarla sınırlama gereği duymayabilir. Sadece maddenin enerji ihtiyacı bile kontrol etmek için fazla fazla büyük bir mekanizmadır. 
  •   Mesela ben şu dağın arkasını görmüyorum. Orası benim için gaybdir.  Bir dağ olsa o dağın arkasını ben göremiyor olsam ama sen görüyor olsan durum nasıldır? O dağın arkası benim icin gaybdir ama sana ayandir yani gayb değil sen ne olduğunu biliyorsun en azından bomboş bir arazi olduğunu görüyorsun. Sana şöyle bir soru sorarsam aptallik olmaz mi şu dağın arkasındaki ev sayısını bana söyle. Yoksa bilmiyor musun hani bana göre gaybi daha iyi bilirdin desem ? Burda sorun yok.  Bunu yaratana sormak da yani olmayanın yaratan tarafından bilinmesini  beklemek ayni şekil akıl dışıdır. Gelelim Allah geleceği bilir mi sorusuna. Bunun cevabı yukarıdaki gibi eğer gelecekteki olayin bir kısmının olmasını takdir etmişse yani ölçü veya ilim veya bilimle kararlaştırmışsa geleceği bilir tabi ki ya da olayin tamamının nasıl olacağını bizzat takdir etmişse o olayın tamamı kesin olacagindan yaratan geleceği bilir. Ama yaratan kuluna  bazı tercihleri yapma hakki imkanı vermiş ise gelecek henüz yoktur çünkü yaratan  takdir etmemiştir. Kul isterse kulun kararıyla ilişkili bir gelecek olacaktır. İstemezse başka türlü bir gelecek şekillenecektir. Bu da  önceki yazıda bahsettiğim yaratanin var ettiği genel kuralların sayesinde yani Allahın rızası olarak veya olmadan ancak olmasına müsaade ettiği birsey olacaktır yani olan şey yine Allahın kudreti sayesinde olacaktır. Kulun tercih etmesinden önce hangi tercihi yapacağı nasıl tanımlanır gayb olarak tanımlanır mi hayır çünkü çünkü henüz olmamıştır ya da yaratan tarafından planlanmamistir. Bu olay gayb değil dedik. Peki  az once bahsettiğimiz hic olmayacak olan  bir şey gibi üzerinde düşünülmesi muhal bir durum mudur hayir çünkü diyelim 2 ihtimalli bir durumdur eğer yaratan kula sadece bu iki seçeneği vermişse ikisi de ihtimal dahilinde olduğundan henüz hiçbiri muhal değildir. Durum ortada kalmış bir durum. Muhal olmayan gayb olarak da değerlendirilmeyen durum . Bu durumda bazı şartlar göz onunde bulundurularak kişinin ne yapacağı tahmin edilebilir hatta %99,9999 tahmin edilebilir ama bu bilgi değil tahmin olacaktir ya da oranlar değişebilir çünkü kisi kendi de neye karar vereceğini bilemeyebilir.  Cenabi Hak için boylemidir  yani gerçekte olmayacak birsey olduğundan yaratandan muhal bir şeyi ya da olmayan veya olmayacak ama mumkun birşeyi bilmesini beklemek gibi midir. Doğrusunu Allah bilir. Kuranı Kerimde geleceği bilirim şeklinde ayet görmedim. Ya da olması yaratan tarafından takdir edilmemiş şeyleri bilmenin ilah olmanın gereği oldugunu düşünmek dogru olmaya bilir mi? Doğrusunu Allah bilir.
  • Cenabi Hakkin insan ömrünü nasıl takdir eder? Ayette koruyucu meleklerden bahseder. Yani ölme zamanı gelmediyse genel kanunun sebep olacağı ya da suikastlarin ya da virüslerin bakterilerin sebep olacağı ölümleri melekler muhtemelen engelleyecektir. Tabi konu geniş risalelere bakılabilir her ne kadar melek yapsada aslında müşahade eder, asıl kudretin kaynağı kayyum olan Allahtır.
  • Bazı organların birden fazla olması bir veya fazla olsa da  hepsinin kapasitelerinin fazladan olması bizi herşeyin saat çarkı gibi sıkı bir yapida olmadığıni düşündürüyor. Yani herşeyin ya da tüm varlığın ve davranislarinin  saat çarkının bir parçası gibi olduğunu varsaymak bizim dini ve dünyayı yanlış anlamamıza sebep olur bizi çok daraltır. Olmayan geleceğin bilinmemesi Cenabi Hakka nakise değildir akla uygun en muhtemel in yaratanin bilmesi ya da isterse  istediği gibi yaratması gerçektir. Ancak Cenabi Hak bir işin vuku bulmasını insana biraktim diyorsa bu doğrudur ve gelecek olanların bir kısmı insan tercih ettikten sonra vuku bulur. Tabi yaratan isterse insana istediğini tercih ettirir. 
  • Bir ayette yahudilerin 2 defa cezalandırılacağı bildirilir ve bu geçmişte gerçekleşir. Yani burada gelecek haber verilmekte beraber asıl olan  vaad vardır yani tahmin değil takdir veya irade, ölçü,  plan vardır. 
  • Bir ayette savaşa hazırlık için Hz Peygambere tesvik yapılması  savaş sırasında da muhtemelen kac kişinin kac kişiye karşı kac  mücadele edeceğine dair müslümanların ya da Hz Peygamberin araştırmada olmasına cevaben yahut doğrudan Cenabi Hakkın bildirmesi ile müslümanların savaş hazırlıklarını belirli bir düzeye getirdikten sonra ya savaşma kabiliyeti taşıyan kişi sayısı ya da silah sayısı ve niteliği konusunda  zayıf kaladiklarini düşünmeleri üzerine Cenabi Hak tarafından kendilerini rahatlatmak üzere sorumluluklarının azaltilip rahatlamalari sağlanmış oluyor. Tabi burada bu sayının geri çekilmek için asgari sayı mı yoksa savaş başlatmak için asgari sayı mı olduğunu tam olarak bilmiyoruz. 
  • Şimdi Allah cc geleceği bilir faraziyesini ayetin önüne koyarsak nasıl anlayabiliriz. Yaşadığımız herşeyi adeta bir video kaydının tekrar oynatılması gibi anlayışa sahip olup hem imtihanı hem Kuranı Kerimi tevil edip dururuz. Oysa ki Allahin yarattığı veya yaratmayı takdir ettiği konu ayrıdır bunlar mutlaka vuku bulacaktır. Ama tercihi ve sorumluluğu kula bıraktığı zaman olayın vuku bulması kulun iradesine çalışmasına caliskanligina tembelligine bağlı olacaktır. Kul iyi yaptığı zaman herşeyi Allah yarattigindan ve kul mümkün olanlardan birini sectiginde bu tercihi yaratan ve kula bunu seçecek herşeyi veren Allah olduğundan her iyi şey Allaha aittir. Ama kötülük kişi mümkün olan şeylerden kötüyü sectiginden sorumlu kendi dir yaratan engel olmadığı ya da kulun o tercihinin var olmasını sağladığından kimse sorumlu tutamaz. 
  • Her neyise burda olay hergün Allah yarını yarattığı için vardır yarını yaratmadan gelecek yoktur. O zaman Allah yarını yaratcaksa gelecek olacaktır o yüzden biz Allahın geleceği yaratıp yaratmayacağını bilmedigimizden geleceğin var olduğunu bilemeyiz ve daha var olup olmayacağını bilemeyecegiz bir şeyi Allahın bildiğini varsaymak akıl işi değil. Elbette birşey bilinecekse bunu en iyi Allah bilir. Gelecekteki olayları kendisi yarattığı için olacak o olayı (bizim gelecekten  kastettigimiz kavram merhum olan geleceği) bilir. Mesela ilahi  bir emirle bir kula dense ki  sana tercih hakkı verildi ve aynı zamanda gelecekte sen diyelim salı akşamı komşunun evinde kalcaksin diye bizim varsaydığımız gelecekten haber verilse o zaman o kul salı akşamı komşunun evinde kalmamak için başka köye gitse ne olur şöyle olur kul tercih hakkını kullanmış olur ama ilahi emri boşa çıkarmış olur ya da yalanlamış olur. Ama öbür türlü başka köye gitmesine müsaade edilmese bu sefer de kula verilen söz yani tercih hakkı engellenmiş olur. Bu da uygunsuz olmuş oluyor. 
  • Burada tabi herşeyi bilen Yüce Allahın ilminin zerresini anlayamayız kavramaya gücümüz yetmez . Ayaklarımızın dibine bakarken yolumuz unuturuz yolumuza bakarken kendimizi unutacak kadar aciziz. Bu konuda yorum yapmak için kapasitemiz çok sınırlı olsa da Kuranı Kerimi anlamak için ve ayriyeten müslüman olarak nasıl yaşamamız gerektiğini kestirmek icin bu konuda da düşünmemiz gerekiyor. Eğer dediğim gibi insanın davranışı Allahın emrinden sonra var olur kendi niyeti kapasitesi azmi ve iradesi miktarında ortaya çıkar vuku bulur. Allahın bilmesini bu sırada bu çizgide devam eden olayları sanki kaydedilmiş bir videonun izlenmesi gibi düşünürsek bu bizi yaniltir. Kuranı anlayamayız. Benim bildiğim Kuranı Kerimde bizim tasavvurumuzda ya da sandığımız gibi Allah tüm geleceği bilir trazinda bir ayet yoktur. Tersine ölçü ile yarattığı ve eğer  gelecekte tasarladiysa mutlaka olacağı ancak kulun tercihine bıraktığı iş henüz vuku bulmadigindan  gelecek ya da gayb olmadığından yani var olmadığından ve Cenabi Hak tarafından planlanmadigindan ve olması planlanmadigindan dolayı gerçekten de henüz olmadigi bu yüzden olmayan birşeyin ilinmesinin muhal olacağı dolayısıyla Allah bizim sandığımız anlamda geleceği bilir tasavvurunum bizi yanıltan bir varsayım olduğudur. Bu yazdıklarım tamamen kafadan uydurma mi sallama mi hayır ben günlük hayata tabiata insan ve Kurani Kerime bakınca Boyle goruyorum. 
  • Yaratanin kontrolle ilgili kaygısı var midir. Eger yaratan yarattıklarının tercihine bıraktıkları işleri kontrol edemezse kontrolü kaybetme korkusu ya da riski var midir? Eger varsa geleceği kalıp gibi hazırlayabilir. 
  • Gelecekte olacaklarin bir kısmı daha doğrusu yaratanin yaratmayı planladığı işlerin bir kısmı ister istemez kula tercih hakkı verdiğinden kulun amelinin veya  tercihinin sonucuna göre şekillenir. Tabi burada kul belli sınırlarda olmakla birlikte imkanı bulunan konularda tamamen bağımsız karar verecektir. 
  • Acaba yaratan geleceği kafası karışık ama seçme konusunda gerçek yetkisi olan insanın fikrine göre geleceği sürekli şekillendirir mi ? Zor gibi. Sekillendirirse seçme iradesi olan insanın iradesi biraz şüpheli olabilir mi? Benim anladığım ya da şu an düşündüğüm gelecek tamamen yazılı değil ana konular dağlar taşlar dereler güneş ve yazılı ama insanın davranışları için boşluk var. Tabi Allahın müsaade ettiği nisbette. Hayat satranç oyunundan daha geniş ihtimallere sahip ya da ihtimaller bazen birbiriyle alakasız ve hesapla ölçülebilir kontrol edilebilir değil. Kanaatim olduğum konu gelecek daha hiç  olması ve tamamen yazılı bir gelecek yasamayacagiz bazı yazılı olanlar dışında.
  • Cenabı Hak Kuranı Hz Peygambere Mekke ve etrafina bildirmek için gönderdiği ile ilgili bir ayet var. Peygamnerimizde ömrü boyunca bu kadar bir alana yaymış ömrü o kadarına yetmiş. Sonradan gelenler de ıslami başka uzak yerlere ulaştırmış onlar da Hz Peygamberin getirdiği dini kabul ymiş ve müslüman olmuş müslüman olarak yaşamışlardır. Nasıl Hz İsa ve önceki peygamberler insanlara rehber olarak kitaplar getirip insanlığın kör kalmasını engellediği gibi İslamiyetle aynı işi yapmış doğruyu bulmak isteyene yol göstermiştir. Yani Kuranı Kerimin öncelikli muhatabı Hz Peygamber ve sahabi daha uzaktaki insanlar  ve sonraki nesiller ise dolaylı muhatabidir.
  • Dua edin duaniza cevap vereyim ayeti mutlak  bir geleceğin olmadığını gösteren bir delildir. Örneğin bir  kişi evlenmeye niyet eder kendi çalışmasıyla birini bulabilir. Allah işini kolaylastirabilir veya zorlastirabilir veya kişiye bırakabilir. Ama her halu karda hepsi Allah güç ve imkan verdiği icindir. Böyle olmakla sorumluluk kişiye aittir bu da açıklanabilir merak eden kendisi düşünsün bildiğim kavradigim herşeyi yazmak zaman alıyor.
  • Tabi bazı konularda ya da birçok konuda ne kadar düşünürsek düşünelim hep yanlış düşünmüş olacagiz o yüzden kafamızın kaldırdığı kadar düşünüp  Allaha sığınmak lazım.


Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Iman edip sonra dinden çıkanın, kufre sapanin geciminin zorlasmasi


Allah diledigine rızkı genisletir diledigine daraltır. Bunu sürekli yapar bizde gözümüzde insanları görürüz ama Allahı cc hiç bunu yaparken görmeyiz ve inaniriz . Tabi Burada şöyle birsey yok fakirlesenler dinden çıktıklarını için fakirdirler ya da müslüman olmayanlar fakirdirler. Böyle hüküm yok. Müslüman değil iken aktif iman  edip tekrar dinden çıkmak . Ailesi müslüman olup sonradan dinden çıkan inancsizligi benimseyen  için de geçerli midir bilmiyorum hatta ailesi imam hatibe, ilahiyata gönderir yurtdışına ilk çıkışından sonra zengin avrupalıları görüp hızlıca aydinlanip  kendi dinden çıkar mesela. Anlatılan geciminin zorlastirilmasi nasıl parasının pulunun elinden alınması da olabilir varlığı olmasına rağmen bunu iyi kullanmakta zorlanması sürekli borc ya da alacak verecek davaları vs gibi durumlardan dolayı sürekli gelecek ve geçim kaygısından kendini kurtaramamasi gibi durumlar geçim derdi olarak değerlendirilebilir. Kimisi petrolün ustune oturur ama faydalanamz. Kiminin çok pahalı arsası olur satamaz fakir kalır. Cenabi Hakkın bin türlü yolu vardır ınsanı darda koymak için. Dünyada güç merkezinde olan medeniuetlerin birkac yüzyılda bir degismesi bin turlü sebep söylenirse de olan hep olur ki bu yaratanin kanunudur. Kimin iman ettikten sonra dinden çıktığını tespit etmek zor olduğundan istatistiksel bilgi veremeyiz. Kıytırık bir devlet bile ihanet eden  vatandaşını vatandaşlıktan çıkarıp zelil hale düşürebilir. Ama dinden çıkanların gavura sığınıp zelil bir şekilde gavurdan dilenir hale geldiğini görmek mümkün. Allahu Teala diledigini  dilediğine verir.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın